14 Mart’ın Ruhu: Köy Çocuğundan Dünya Tıbbına Mehmet Haberal
Yalnızca bir meslek günü değildir yarın kutlayacağımız 14 Mart Tıp Bayramı…
Bu tarih Türkiye’de tıp mesleğinin vatan sevgisiyle birleştiği bir semboldür.
1919 yılında İstanbul işgal altındayken, Tıbbiye öğrencileri işgale karşı bir direniş başlattı. O gün genç tıp öğrencileri yalnızca bir meslek onurunu değil, bir milletin bağımsızlık iradesini savunuyordu.
İşte bu yüzden Türkiye’de 14 Mart yalnızca bir bayram değil, aynı zamanda vatanseverliğin ve sorumluluğun simgesidir.
Bugün Türk tıbbına baktığımızda bu ruhu temsil eden isimler vardır.
Benim kanaatim şudur:
Türkiye’de tıp dünyasının yaşayan efsanelerinden biri, organ nakli alanında Türkiye’nin kaderini değiştiren bilim insanı, uluslararası alanda aldığı sayısız ödülle dünya tıp camiasının saygısını kazanan, Başkent Üniversitesi’nin kurucusu ve 81 yaşında hâlâ ameliyatlara giren bir hekim vardır.
Prof. Dr. Mehmet Haberal.
O yalnızca başarılı bir cerrah değildir.
O, Türkiye’de organ nakli tarihini başlatan bir bilim insanıdır. Bir ekol kuran akademisyendir. Bir üniversite kuran vizyonerdir.
Ve belki de en önemlisi, Cumhuriyet’in yetiştirdiği bir bilim insanı karakteridir.
Bugün dünyanın dört bir yanında yetiştirdiği öğrenciler görev yapıyor.
Binlerce insan onun gerçekleştirdiği organ nakilleri sayesinde hayata tutundu.
Peki bu hikâye nerede başladı?
Rize’nin Pazar ilçesine bağlı küçük bir köyde…
Prof. Dr. Mehmet Haberal 1967 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu.
1971 yılında genel cerrahi uzmanı oldu.
Bilim yolculuğunu geliştirmek için ABD’ye gitti.
1973 yılında Teksas eyaletinin Galveston kentindeki Shriner Yanık Enstitüsü ve John Seally Hastanesi’nde yanık tedavisi alanında yüksek uzmanlık yaptı.
1974-1975 yılları arasında Colorado........
