menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

AB: Hem kel hem fodul

17 0
27.04.2026

Son günlerde Avrupa Birliği mahfillerinden tuhaf ve birbiriyle çelişen ifadeler geliyor.

Bir bakıyoruz, Türkiye’nin, ‘Avrupa’nın savunma mimarisi’ için vazgeçilmezliği üzerine, gönlümüzü okşayan laflar duyuyoruz.

Daha bu sözlerin yankısı dinmemişken, bu kez Türkiye’yi itip-kakan, ötekileştiren zırvalar havada uçuşuyor.

Denilebilir ki; Avrupa Birliği dediğiniz, tek bir ülke veya tek bir siyasî eğilimden oluşan, bütünleşik bir yapı değil. Böyle olduğu için, farklı ağızlardan farklı seslerin çıkması gayet doğal…

Eh, bu da yanlış bir yorum sayılmaz.

Geride bıraktığımız bir haftalık süreçte AB cenahından işittiklerimizi, kısaca şöyle listeleyebiliriz:

Ursula Von der Leyen (AB Komisyonu Başkanı): “Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmalıyız ki Rus, Türk veya Çin etkisine girmesin. Daha büyük ve jeopolitik düşünmeliyiz.”

Charles de Michael (AB Komisyonu Eski Başkanı): (Leyen’e cevaben) “Türkiye, NATO'nun ana müttefikleri arasında yer alan, göç konusunda kilit öneme sahip bir ortak, bir enerji koridoru, Avrupa'nın sınırlarında önemli bir savunma aktörü ve ciddi bir bölgesel güçtür. Avrupa, çifte standart uygulayarak ya da gerçekleri basitleştirerek daha güçlü hale gelemez.”

DALAŞ OLUR DA ÇOMARLAR GERİ KALIR MI?

Nikos Hristodulidis (Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Cumhurbaşkanı): “Sevgili Charles, madem çifte standarttan bahsediyorsun, şunu hatırlatayım: Türkiye 1974'te Kıbrıs'ı işgal etti ve hala Avrupa topraklarını işgal altında tutuyor.”

AB Komisyonu Sözcülüğü: “Türkiye, bölgede ekonomik ve siyasi açıdan tartışmasız önemli bir ortaktır.”

Marta Kos (AB Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Komiseri): “Türkiye, Avrupa ile Asya arasındaki ticaret yolları için hayati öneme sahip. Ukrayna........

© Yeni Ankara