menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yeni Şafak gazetesine reddiye

6 5
23.02.2026

Yeni Şafak gazetesine reddiye

Geçtiğimiz günlerde Yeni Şafak’ta manşetten yayımlanan bir yazı dikkatimi çekti. Yazarı göremedim; o yüzden cevabım gazeteye ithafen oldu. Ekonomi öyle bir alan ki, iki hamle ile tak-tak diye çözüm üretmeye kalktığınızda bazen sorunu aksine daha da büyütürsünüz. Biz ekonomi arabasındayız; önerilen reçete “depoya biraz daha benzin ekleyelim” diyor. Fakat ya depo delikse ne olacak? Benzin eklemek kısa süreli bir ferahlık verir; ama motor yine teklemeye devam eder! İşte tam burayı anlamak gerek ilk başta.

EKONOMİDEKİ YAPISAL ÇATLAKLAR

Haberde Sayın Bakan Mehmet Şimşek sert biçimde eleştirilmiş. Doğrudur; uygulanan sıkı para politikası dar gelirliyi gerçekten çok zorladı. Sanki sadece dar gelirli odakta gibi. Ancak şunu teslim edelim: Sayın bakan enflasyonla mücadele yalnızca para politikasıyla yürütmek zorunda kaldı. Maliye, üretim, verimlilik ve kurumsal reform ayağı eksik. Üstelik bürokratik ve parti içi direnç azımsanacak gibi değil. Bu kadar kösteğe rağmen yine iyi performans sergiliyor enflasyon ile mücadelede.

ENFLASYON, SADECE FAİZLE SÖNDÜRÜLECEK BİR YANGIN DEĞİLDİR!

Faiz konusundaki hassasiyeti anlıyorum. Ben de İslami hassasiyete sahip biri olarak faize karşıyım. Lakin mevcut “itibari para” düzeninde, sistemi tamir etmeden sadece birkaç sloganla çözüm üretemeyiz. Zaten sistemin temelinde faizle çalışan döngü var. Bu sistemle çalışan bir ekonomide faize karşı olmak futbol oynayıp topa karşı olmak gibi bir şey. Hadi bu sistemin sorunlarını kenara bırakalım, bize ait ciddi problemlerimiz de var. Hatta bu sorunların birçoğu çok derin. Hatta ve hatta bazıları 17-18. asırdan Osmanlı devrinden devralınan mali sorunlar. Bu sorunların çözümü ciddi bir sabır ve sağlam, kurumsal bir disiplin istiyor. Ve çözüm tam olarak uygulansa bile yine de uzun bir zaman alacaktır.

YENİ ŞAFAK’IN ÖNERİLERİ

Yeni şafağın önerilerini okuyunca öneriler hakkında “bunu yazan yazar sanırım makro ekonomiden anlamıyor” dedim. Çözüm zannettikleri şeyler sadece slogan cümleler.

Çin ithalatına yüzde 40 vergi: Türkiye üretimde ara mala bağımlı. Böyle bir vergi, maliyet enflasyonunu tetikler; iç piyasada fiyatlar arttığı gibi ihracattaki rekabeti de zayıflatır. TL zaten reel olarak değerliyken bu adım iyice ihracatı baltalar.

Akaryakıtta ÖTV ve KDV indirimi: Kısa vadede fiyat düşer; fakat bütçe açığı büyür. Hazine açığı vergi artışlarıyla kapatılmaya çalışılırken bu adım mali disipline ayak bağı olur.

Faiz gelirine yüzde 25 ek vergi: Fon arz eden için nominal faiz yüzde 50 ise, net getiri yüzde 37,5’a iner. Yani faiz indirimi gibi olacak sadece. Üstelik borç alan yüzde 50 faiz öderken, borç veren yüzde 37,5 kazanır. Devlet sadece faize ortak olur; sistemsel çarpıklık artarak sürer.

Döviz ticaretine vergi: Resmi kur yanında karaborsa kuru oluşur. Devletin denetleme maliyetleri artar, karaborsaya da engel olması muhtemel de değil zaten. Bu deneyimler dünya tarihinde defalarca yaşandı.

Kur sarmalını kırmak: Kur sorunu çoğu zaman TL’nin yapısal zayıflığından kaynaklanıyor. Çözüm; cari açığı azaltmak, güvenilir para politikası veya itibari para yerine varlık temelli sistemlerdir. Ama bu varlık temelli sistemler de iyi kurgulanamazsa büyümeyi baltalar.

“Cumhur reyonu” önerisi: Devlet zincir market kursa bile lojistik maliyetleri düşürmeden ucuzluk sürdürülemez. Denetleyemediğiniz piyasada, kendi kurduğunuzu nasıl denetleyeceksiniz? Üç harfli marketleri düzgün denetleyebildiniz mi ki bu reyonlarda yanlış işleri engelleyebileceksiniz.

POPÜLİZM GEÇİCİDİR; YAPISAL REFORM KALICIDIR.

Ekonomi birkaç maddelik reçeteyle düzelmez. Fakat başlangıç adımları nettir:

İlk başta devlete ve hukuka güveni artırmak.

Özel sektörün borçlanma kanallarını genişletmek.

Sendikal hakları (grev, iş yavaşlatma, …) güçlendirerek gelir dağılımını dengelemek.

Faizi yükselmeyeceksek sanayicinin borçlanmasını zorlaştırmadan parasal genişlemeyi disipline ederek enflasyonu kalıcı biçimde düşürmek. (Çok zor ama çözüm sadece bu)

Önceki maddelerde meydana gelecek olan bankacılıkta likidite sorunlarını çözmek. Aksi halde bankalar 2000 yılında olduğu gibi teker teker batarlar.

Bağımsız denetimi güçlendirmek ve şeffaflığı artırmak.

Vergi politikalarını ülke içi ticareti önceleyen ve üretimi teşvik edecek biçimde kademeli olarak revize etmek.

EKONOMİ GÜVENLE BÜYÜR, GÜVEN DE ADALETLİ BİR SİSTEMLE

Bizim ihtiyacımız olan şey hızlı reçete değil; üretim, adalet ve güven eksenli bir modeldir. Faize mesafeli bir duruş elbette mümkündür; fakat yerine koyacağınız sistem hem büyümeyi hem fiyat istikrarını taşıyabilmelidir. Aksi hâlde ideallerimiz iyi niyetli bir temenniden öteye geçemez.

Sorunu bir süreliğine makyajlamak yerine, temeli güçlendirelim. Çünkü güçlü ekonomi bir medeniyet ve beka meselesidir. Güçlü ve büyük Türkiye idealine ulaşmak için ekonomik alanlarda reform şart olduğunu anlamalısın.

Hakikate yakın, yalana beri kalın, hoşça kalın.

Yeni Şafağın Yazısı : https://www.yenisafak.com/ekonomi/ekonominin-kurtulus-recetesi-4799031


© Yeni Ankara