Ekonominin askeri sigortası
Geçtiğimiz haftalarda düzenlenen saha expo fuarında savunma sanayimizin yeni ürünleri tanıtıldı. Açık konuşalım; teknolojik gelişmeleri bazen telefon kamerası kalitesiyle ölçen bir toplum olduğumuz için, 6 BİN kilometre menzilli bir kıtalararası balistik füzenin ne ifade ettiğini tam kavrayamayabiliyoruz! Oysa tanıtılan Yıldırımhan sistemi, sadece askeri değil; ekonomik, siyasi ve psikolojik anlamda da çok büyük bir eşik anlamına geliyor. Avrupa’nın tamamı, Afrika’nın neredeyse bütünü, Rusya’nın önemli kısmı ve Hint yarımadası artık bu menzil denklemine giriyor. Bu sıradan bir mühendislik başarısı değildir. Bu; “Ben bu masadayım” deme biçimidir ve hatta masaya yumruğu sert şekilde vurmak demektir.
MASAYI AYAKTA TUTAN DÖRT AYAK
Bir devleti ayakta tutan şey yalnızca ekonomi değildir. Bir devleti ayakta tutan aslında önemli dört ayak olduğunu söyleyebilirm. Bunlar:
Bu dört alan bir masanın ayakları gibidir. Birisi kırılırsa masa sallanır, ikisi kırılırsa masa devrilir.
Türkiye’ye baktığımızda, ekonomi dışında birçok alanda ciddi kapasite oluştuğunu görüyoruz. Bu nedenle sallanıyoruz ama devrilmiyoruz çok şükür. Savunma sanayisindeki yerlilik oranı, mühendislik kabiliyeti ve stratejik üretim gücü artık dünya tarafından dikkatle takip........
