menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Trump, Palantir ve Türkiye: Verilerimizin anahtarı kimde?

12 0
21.07.2026

Eski milletvekili Emin Şirin'in son günlerde dile getirdiği bir kulis bilgisi dikkat çekiciydi. Şirin, Can Ataklı'nın YouTube kanalında yaptığı açıklamada ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Türkiye'nin, Pentagon ve CIA ile uzun yıllardır çalışan yapay zekâ ve veri analitiği şirketi Palantir ile çalışması yönünde baskı yaptığını öne sürdü. Bu iddia şu ana kadar resmi makamlar tarafından doğrulanmış değil. Ancak bazen doğrulanmamış bir iddia bile, geçmişte yaşananları hatırlatması bakımından önem taşır.

Şirin'in sözlerini okuyunca aklıma yıllar önce okuduğum "Bilgi casusluğu" adlı kitap geldi. Kitapta anlatılan PROMIS yazılımı ve etrafında şekillenen tartışmalar, bugün yapay zekâ çağında yeniden karşımıza çıkan "veri egemenliği" meselesini anlamak açısından oldukça öğreticiydi.

1980'li yılların başında ABD'de INSLAW şirketi tarafından geliştirilen PROMIS (Prosecutor's Management Information System), aslında savcılıkların dava dosyalarını takip etmesini sağlayan bir yazılımdı. Fakat kısa süre içinde yazılımın etrafında çok daha büyük iddialar ortaya çıktı. INSLAW, ABD Adalet Bakanlığı'nın yazılımı hukuksuz biçimde kullandığını ileri sürdü. Daha sonra gazeteciler ve araştırmacılar, PROMIS'in istihbarat servislerinin kullanımına uygun şekilde değiştirildiğini, bazı ülkelere satılan sürümlerine gizli erişim sağlayabilecek mekanizmalar eklendiğini iddia ettiler.

Bu iddiaların önemli bir bölümü hiçbir zaman kesin biçimde kanıtlanmadı. ABD'de yürütülen resmi soruşturmalar, dünya çapında bir casusluk ağı kurulduğunu doğrulayacak yeterli delile ulaşamadı. Ancak teknoloji tarihinin en tartışmalı dosyalarından biri olarak PROMIS hâlâ konuşulmaya devam ediyor.

Bu hikâyenin ilginç tarafı ise yalnızca yazılım değil.

Araştırmacıların aktardığı anlatımlarda, PROMIS'in adeta bir "ilk deneme"........

© Yeni Ankara