menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Simenarya’dan pazar bildirimi

18 0
17.05.2026

Türk edebiyatında bazı romanlar yalnızca bir hikâye anlatmaz; aynı zamanda bir zihinsel sığınak kurar. Yalnızız da bunlardan biridir. Romanın merkezinde duran Simenarya, çoğu zaman bir ütopya olarak değerlendirilir. Fakat Simenarya yalnızca kusursuz bir toplum tasarımı değildir. O biraz da modern insanın gürültü karşısında zihnini koruma çabasıdır. Çünkü Peyami Safa’nın asıl meselesi şehir değil, insanın iç dünyasının dağılmasıdır.

Bugün dönüp o romana baktığımızda ilginç bir soru beliriyor: Eğer Samim ve çevresindeki karakterler bugünün dünyasında yaşasalardı, Simenarya’yı nasıl hayal ederlerdi? Daha doğrusu, sosyal medya çağında, bildirim yağmuru altında, her saniye fikir ve görüntü bombardımanına maruz kalan bir dünyada yeni kaçış yolları nasıl şekillenirdi?

Peyami Safa’nın yaşadığı dönemin krizi ile bugünün krizi arasında aslında görünenden daha fazla benzerlik var. O dönemde insan ruhunun parçalanması ideolojiler, savaşlar, hızlı şehirleşme ve kimlik bunalımı üzerinden yaşanıyordu. Bugün ise aynı parçalanma, bu kez hız üzerinden yaşanıyor. İnsan artık düşünceler arasında değil, ekranlar arasında bölünüyor.

Simenarya’nın temelinde bir “denge” arayışı vardır. Ruh ile madde arasında, akıl ile duygu arasında, birey ile toplum arasında bir ahenk özlemi… Bugünün insanı ise tam tersine sürekli dengesizlik içinde tutuluyor. Sosyal medya algoritmaları sakinleşmiş birey istemiyor; öfkelenen, tepki veren, anlık yaşayan insan istiyor. Çünkü dikkat ekonomisinin yakıtı huzur değil, huzursuzluk.

Belki de bu yüzden bugünün Simenarya’sı fiziksel bir ülke değil, dijital bir sessizlik olurdu.

Samim karakterini bugünün dünyasına bırakalım. Büyük ihtimalle sosyal medya hesaplarını kapatmış, haber akışını minimuma indirmiş, sürekli konuşan dünyanın karşısına bilinçli bir suskunluk koymaya çalışan biri olurdu. Çünkü artık insanın korunması gereken yanı bedeni değil zihni. Modern çağın istilası tanklarla değil, bildirim sesleriyle gerçekleşiyor.

Bugün insan aynı anda onlarca hayatı izliyor. Sabah bir........

© Yeni Ankara