menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ustalık kültürü nasıl yok oldu?

11 0
26.07.2026

Geçen gün mahallede ahşap tamircisinin dükkanına uğradım. Yaşlı usta, elindeki eski bir sandalyenin zımparasını yaparken parmaklarının ucuyla ahşabın dokusunu hissediyor, adeta onunla konuşuyordu. "Usta" dedim, "Yanında hiç genç görmüyorum, bir çırak almadın mı?"

Usta acı acı güldü, elindeki zımparayı bıraktı: "Oğlum, kimse artık yıllarca bir şeyin tozunu yutmak istemiyor. Herkes ilk günden usta olmak, hemen çok kazanmak istiyor. Sabır bitti, çıraklık bitti; dolayısıyla ustalık da bitti."

Ustanın o dükkânda söylediği bu cümleler, sadece kaybolan bir zanaatın değil, toplumca kaybettiğimiz nitelik, emek ve sabır ahlakının ağıtıydı.

Bugün kimsenin kolay kolay dile getirmediği bir yıkımı konuşacağız: Kolay yoldan sonuç alma hırsımızın, yüzyıllık ustalık ve olgunlaşma kültürünü nasıl yok ettiğini.

SABIRSIZLIK ÇAĞINDA "ÇIRAK" OLABİLMEK

Eskiden bir işe girmek, bir sanatı öğrenmek sadece para kazanmak demek değildi; olmak demekti. "Eti senin, kemiği benim" diyerek ustanın yanına verilen çocuk, sadece ahşabı kesmeyi ya da demiri dövmeyi öğrenmezdi. Adabı, sabrı, insan ilişkilerini, hatayı düzeltmeyi ve en önemlisi "çırak" olmayı öğrenirdi.

Çıraklık; insanın kendi cehaletini kabul etmesi, bir bilginin ve........

© Yeni Ankara