menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Diploma çılgınlığı ve boş kalan atölyeler: Biz neyi, kimi yetiştiriyoruz?

13 0
24.07.2026

Bugün evinizin bir su borusu patlasa, aracınızın motoru arıza yapsa ya da özenle yaptırmak istediğiniz bir ahşap kütüphane için iyi bir marangoza ihtiyaç duysanız neyle karşılaşırsınız? Günlerce süren arayışlar, bulunamayan ustalar, "haftaya ancak gelirim" diyen yoğun takvimler ve yüksek maliyetler...

Bir tarafta işini hakkıyla yapacak zanaatkar ve usta bulmakta yaşanan bu derin kriz; diğer tarafta ise elinde üniversite diplomasıyla kafelerde oturan, iş bulamayan ve geleceğe kaygıyla bakan yüz binlerce genç. Sırf bu yaman çelişki bile, toplum olarak son yıllarda nerede hata yaptığımızı gözler önüne seriyor.

Herkes masa başında toplumsal bir illüzyon

Yıllarca aileler, çocuklarına haklı bir koruma içgüdüsüyle hep aynı öğüdü verdi: "Oku, bir üniversite bitir, masa başı bir işin olsun, rahat et." Ancak bu haklı istek, zamanla toplumsal bir takıntıya ve yanılsamaya dönüştü. El emeğini, alın terini, zanaatı ve meslek öğrenmeyi neredeyse küçümseyen; başarının yegane ölçüsünü sadece bir üniversite diplomasına indirgeyen sakat bir bakış açısı gelişti.

Bugün geldiğimiz noktada, tabela üniversitelerinden alınan ve gerçek hayatta pratik bir karşılığı olmayan binlerce diplomamız var. Gençleri dört yıl boyunca amfilere doldurup, onlara gerçek dünyadan kopuk teorik........

© Yeni Ankara