Kırıkkale’de bir dua, bir hayal, bir külliye
Bozkırın ortasında yükselen bir yapı.
Sıradan bir bina değil.
Ama asıl önemlisi, içinde bir niyet var.
Bir dua ile başlayan hikâye.
Bir adanmışlık hikâyesi.
Karşımızda duran yapı:
Kırıkkale İslami Değerler Külliyesi.
Siyer-i Nebi ve Mushaf-ı Şerif Müzesi.
Bu eserin mimarı, fikir babası, emekçisi…
Devlette görev yapmış.
Saudi Arabia’da Cidde Basın Ateşeliği görevinde bulunmuş.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nda müşavirlik yapmış.
Asıl büyük görevi, gönlünde taşıdığı bu eseri ortaya çıkarmak olmuş.
Hikâye 2012 yılında başlıyor.
Arafat’ta edilen bir dua…
“Sadaka-i cariye olsun” niyeti…
Sonra yıllar süren çaba.
Ve 22 Kasım 2015’te temel atılıyor.
Ardından tuğla tuğla yükselen bir hayal.
22 Ekim 2023’te kapılar açılıyor.
Açılışı yapan isim de Ali Erbaş.
Yapının en dikkat çekici yönü ne biliyor musunuz?
Gökyüzünden bakıldığında…
Arapça Allah lafzı şeklinde tasarlanmış olması.
Mimari cesaret ister.
30 bin metrekare park alanı…
20 bin metrekare otopark…
5 bin metrekare kapalı alan…
Selçuklu mimarisinin izleri…
Hilal formunda kubbeler…
Modern ile geleneğin el sıkışması gibi.
Ve külliyenin merkezinde…
Çift minaresiyle ufka mühür vuran görkemli bir cami.
Uzaklardan bakıldığında bile kendini belli eden bir siluet.
Ama binayı bina yapan duvarı değildir.
Müzede, Hz. İbrahim’den başlayan bir anlatı…
Ve Peygamber Efendimizin 63 yıllık hayatı…
Kronolojik şekilde ziyaretçiye sunuluyor.
Üstelik klasik müze anlayışıyla değil.
Yüzlerce elektronik çip…
Yeni nesle hitap eden modern bir dil.
Bir başka dikkat çekici bölüm:
Mushaf-ı Şerif koleksiyonu.
Burası sadece gezilecek yer değil.
Tam bu noktada emekli ilköğretim müdürü Nihat Aksoy anlatıyor:
“Çocuklar burada sadece gezi yapmıyor. Tarihi görüyor, medeniyeti tanıyor, manevi değerlerle buluşuyor. Sınıfta anlatılan birçok konuyu burada yaşayarak öğreniyorlar.”
Gençlik programları yapılıyor.
Konferans salonu var.
Kapılar ücretli değil.
Bugün birçok yerde giriş bile paralıyken…
Burada kapıdan içeri niyetle giriliyor.
Türkiye’de sıkça eleştiririz.
“Kimse taş üstüne taş koymuyor” deriz.
Gösterişsiz üretenler…
Reklam değil eser bırakanlar…
Kırıkkale’de böyle bir örnek duruyor.
Ankara’ya bir saat mesafede…
Bir dua yükselmiş göğe.
İman niyetle birleşmiş…
Niyet gayrete dönüşmüş…
Gayret duayla bereketlenmiş…
Ve ortaya nesiller boyu yaşayacak bir eser çıkmış.
Ne mutlu Bahattin Akyön’e…
Ardında söz değil, iz bıraktı.
Gölge değil, eser bıraktı.
Fanilik içinde kalıcılığın sırrını gösterdi.
Kırıkkale İslami Değerler Külliyesi.
