Hayat toprakta başlar, toprakta biter
Toprağın dilini anlamadan bereketin sırrını anlayamayız
Hayat toprakta başlar, yine toprağa döner.
Toprak yalnızca üzerinde yürüdüğümüz bir zemin değildir. Toprak; yaşamın, üretimin, beslenmenin ve bereketin temel kaynağıdır. O, Ana'dır; verendir, besleyendir, sabır ve merhamet abidesidir.
Bağrına küçücük bir tohum bırakırsınız; uygun şartları sağladığınızda o tohum kök salar, filizlenir, büyür ve yüzlerce, hatta binlerce yeni tohum verebilir.
Peki biz toprağın dilinden anlayabiliyor muyuz?
Toprağın dili var mıdır?
Kendini bize nasıl anlatır?
Aslında bütün bu soruların cevabı toprağın kendisinde gizlidir.Toprağın dili vardır.Toprak konuşmaz; fakat bize sürekli mesaj verir.
Verimin düşmesi, bitkinin zayıf gelişmesi, köklerin yeterince ilerlememesi, yaprakların renk değiştirmesi, hastalık ve zararlıların artması, suyun toprakta tutulamaması veya toprağın zamanla sertleşmesi...
Bunların her biri toprağın bize söylediği birer cümledir.
Biz çoğu zaman yalnızca bitkiye bakıyoruz. Oysa bitkinin geleceği, büyük ölçüde köklerinin bulunduğu ortam tarafından belirleniyor.
Sağlıklı bitki için önce sağlıklı toprak gerekir.
Toprak, bitkiye yalnızca mineral vermez
Bir tohumun yaşam yolculuğu toprakla başlar.
Bitkinin gelişiminde azot, fosfor ve potasyum başta olmak üzere birçok besin elementi görev yapar. Fosfor kök gelişimi ve enerji metabolizmasında, azot bitkinin vejetatif gelişiminde ve protein oluşumunda, potasyum ise su dengesi, dayanıklılık ve birçok fizyolojik süreçte önemli roller üstlenir.
Bunun yanında demir, çinko, mangan, bor, bakır, molibden ve diğer mikro elementler de bitkinin sağlıklı gelişimi için gereklidir.
Ancak burada çok önemli bir gerçek vardır:
Toprakta bir elementin bulunması, bitkinin onu mutlaka kullanabildiği anlamına gelmez.
Asıl mesele, besin elementlerinin bitkinin........
