19 Mayıs’lar Bayram değil günlerdir!
19 Mayıs’lar Bayram değil günlerdir!
İki Bayramımız vardır. Ramazan ve Kurban Bayramı.
Diğer günler, sadece özellikler arz eden günlerdir.
Biz esaslı, kaliteli, seviyeli sorular ve cevaplarla yanlışları, hataları, ifratları düzeltmemiz gerekirken, bunu yapmayıp sadece Atatürk kutsaması ve ilahlaştırması yapıyoruz. İyi de Atatürk bir ilah mıydı, din kurmuş kutsal biri miydi, Kendini bir ilah olarak mı ilan etmişti? Dünyanın hiçbir yerinde böylesine ‘putlaştırma’ uygulaması yoktur. ‘Atatürk Türk milletinin ortak değeridir.’ Denilerek kutsanan kişi kutsal bir kişi midir, kusuru, hatası, vebali yok mudur, masum mudur? Masum ve mahfuz olanlar sadece Peygamber’lerdir.
“19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı” adı altında Kemalizm tabulaştırılıyor. Osmanlı kötülenerek, yalan ve iftira söylemleriyle yeni bir rejim yerleştirildi. Özümüz-değerlerimiz-kutsallarımız kaybettirilerek Batı uşaklığını tercih ettik. Hem de bu uşaklığı tercih, o yolda yürüme adımları da “kutlama günleri” olarak yapılıyor. Sormadan sorgulamadan hiçbir değerlendirme ve tahlil yapılmadan.
Şehit kanlarıyla yoğrulan bu vatanı bizlere bırakan emanet eden ecdat hep aşağılandı kötülendi. Hakiki tarihçiler “Yalan söyleyen tarih utansın!” derken haksızlar mıydı?
“Benim verdiğim nimetlere şükrederseniz ziyadeleştiririm. Nankörlük ederseniz, azabım şiddetledir” ilahi ikaz, unutuldu/unutturuldu. Her tarafa yapıştırılan afişler, panolara yerleştirilen pankartlar hep algıların üretilip doğruların örtülmesinde kullanıldı.
İstanbul işgal altındayken Vahdettin kurtuluş emrini verirken şimdi “ebedî şef” olarak ezberletilen bu emrin gereği olarak Samsun’a çıkarken hep başka türlü anlatıldı. Doğruları söylemeye çalışan bakanlar, millî manevi değerleri vermeye çalışan ilim ve fikir adamları hep susturuldu. Biz haykırıyoruz haykıracağız.........
