menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İffet ve tesettür bilinci

27 0
yesterday

İffet ve tesettür bilinciSÜLEYMAN GÜLEK

Modern hayat, insana sunulan sınırsız seçenekler, hızla akan görüntüler ve sürekli bir “görünür olma” baskısıyla karakterize ediliyor. Sosyal medya platformları, reklam panoları, dizi ve filmler, adeta bir “beden ve görüntü” kültürünü dayatıyor. İşte tam da bu noktada, İslami bir kavram olarak iffet ve tesettür, sıradan bir örtünme emrinden çok daha öte, köklü bir direnç, kimlik ve içsel özgürlük manifestosu olarak karşımıza çıkıyor. 

Tesettür: Metalaşmaya Karşı İnsan Onurunun Kalesi: Modern kapitalizmin en keskin silahı, her şeyi, insan bedeni de dahil, pazarlanabilir bir meta haline getirmektir. Bu sistemde birey, sürekli “beğenilme” ve “talep edilme” kaygısıyla, kendisini bir ürün gibi sunmaya zorlanır. 

Tesettür, bu zincire vurulmuş bir çığlıktır: “Ben, bir tüketim nesnesi değilim. Ruhum, aklım ve irademle var olan bir ‘ben’im. Değerim, dış görünüşümün piyasa değerinde değil, Yaratıcım katındaki takvamdadır. “ Bu, pasif bir saklanma değil, aktif ve bilinçli bir kendini tanımlama ve pazarlama mantığına direnme eylemidir. Kişiyi, geçici trendlerin esiri olmaktan kurtararak, kalıcı ve anlamlı bir değerler sistemine bağlar.

İffet: dijital çağda sınırları belirleyen vicdan.  İffet kavramı, modernitenin belki de en çok aşındırdığı değerlerden biridir. Oysa iffet, sadece fiziki bir örtünme değil; bakışın, sözün, davranışın ve hatta niyetin edebidir. Sosyal medyanın sınırsız ve anonim iletişim imkanları, mahremiyet duvarlarını yıkmış, ilişkileri bulanıklaştırmıştır. 

İffet bilinci, bu dijital kaosun ortasında bir pusula işlevi görür. “Her an Allah’ın huzurunda olduğum” şuuruyla (ihsan), sanal ortamdaki bir paylaşımı,........

© Yeni Akit