menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

31 Mart İhanet Darbesinin 117. yılında…

16 0
latest

31 Mart İhanet Darbesinin 117. yılında…

Nasıl hastalıkların sebebi olan mikropları yok etmeden hastalıkların sonuçlarını önleyemezsek, ana sebebleri yok etmeden de savaş ve her türlü maddi, manevi işgal gibi can alıcı acı sonuçları da önleyemeyiz!

Tarihimizin kara sayfalarına  “31 Mart Vakası!” (13 Nisan 1909) adıyla yazılmış, bir kısmının gafillerden ve yalanlarla aldatılmışlardan ve çoğunun ise Osmanlı Cihan Devleti içine sızmış Sebataist dönmelerden oluşan Mahmut Şevket Paşa (Maşa) haininin komutasında Selanik’ten yola çıkan Hareket Ordusu’nun gerçekleştiği kanlı darbenin acı neticelerini tam yüz yıldır yaşıyoruz!

Kanayan yaramız, bitmeyen çilemiz ve eksilmeyen dertlerimiz olan Filistin, Doğu Türkistan, Keşmir, Irak, Suriye, Afrika’daki Sudan gibi müstemleke devletçikler ve Balkan vb… tüm işgallerin hepsi bu 31 Mart İhtilalinin acı ve can yakıcı sonucudur! 

Ülkemizdeki 15 Temmuz 2016’da yaşanan yeniçerivari isyanına kadar silahlı kuvvetlerimizin içine sızan eşkıyaların yaptığı, başbakan ve bakanları idam ettiren, halkın millet meclisini kapattıran tüm darbelerin anası da bu 31 Mart 1909 ihtilalidir!

Bugün Siyonit İtrail tek başına dünya’ya kafa tutuyorsa, iki milyarlık müslüman âleminden zerre korkmuyorsa ve dünyayı aralarında parselleyen beşli çete devletlerini av köpeği olarak kullanmaya devam ediyorsa bunun ana sebebi İslam Âleminin başı ve Hilafet Merkezi Osmanlı Cihan Devleti’nin yıkılmasını sağlayan bu Selanik merkezli İstanbul’daki 31 Mart kanlı İhtilalidir!

İspanya’da haçlılarca toptan yok edilirken Sultan 2. Beyazıt döneminin gafleti ve etrafındaki bazı yöneticilerinin ihaneti sebebiyle 1492 yılında ülkemize gemilerle getirtilen Siyonit Yahudilerin asırlık ihanetlerinin sonucudur 31 Mart ihaneti!

Bu kanlı ihtilal neticesinde;

Yahudi Emaunel Karasu ve ekibi tarafından bizzat Tahtından alınıp Selanik’te Yahudi Georgio Alatini’ye ait bir villaya mahkûm ettikleri tüm mazlumların rakipsiz hamisi ve abisi Halifemiz Abdülhamid Sultan gibi bir siyasi dehayla beraber Osmanlı Cihan Devletini kaybettik!

Kıtalara sığmayan vatan toprağımızı Anadolu’ya mahkûm ettirdiler! 

Ve en önemlisi içimizdeki İttihat ve Terakki çetelerinin estirdiği terör sebebiyle İslam Medeniyetimizin anlaşılmasını, yaşanılmasını ve yayılmasını milli harflerimizle ve hilafetle beraber yasaklattılar!

Dağınık, parçalanmış, birbirinden irtibatsız, başsız ve sahipsiz yenilmeye ve yutulmaya müsait Balkanlardan Afrika’ya, Afrika’dan Asya’sına kadar mazlumlar coğrafyası oluşturdular!

Bu can alıcı acı sonuçları durdurmak ve kökünden kaldırmak istiyorsak ırkçılık, mezhebçilik, meşrebçilik ve particilik gibi asırlık fitnelere karşı uyanık olmalıyız. Bu fitnelere zemin oluşturan sebepleri ortadan kaldırılması için gayret ederek düşmanlarımızın “Böl! Parçala! Yut!” oyununu mutlaka acilen bozmalıyız!

Bu Siyon-Haç İttifak savaşlarının finalinin Türkiye’mizle yapılacağını anlamamak; basiret ve feraset körlüğü ve sağırlığıdır!

Ana hedefin mukaddes beldelerin ve mübarek mabedlerin yok edilmesi olan ve komşumuz İran’da tatbikatına başlanan Siyon-Haç büyük Kıyamet Savaşı ülkemizde başlamadan acilen İslami İlkelere dayalı ve İslam Sözleşmesine sadık “Maddi ve Manevi sahada Süper Güç bir Türkiye!”yi birlikte inşa etmeliyiz!

Başta Savunma Sanayimiz ve Milli Güvenliğimiz olmak üzere her sahada güçlenmek için maddi ve manevi seferberlik dayanışmasını artırarak devam etmeliyiz!

Nefsi, ırkı, mezhebi, ameli ve siyasi ihtilaflarımızı bir kenara bırakıp bin pişman ve bir leş olmadan birleşmeliyiz! 

Siyonit ve destekçileri emperyalistlerin ağır bombardımanlarla katlettiği mazlum halklara; mezheblerine, ırklarına, inançlarına ve geçmişlerine bakmadan destek vermeli ve yanlarında olmalıyız!!

Bütün bu bitmeyen ve önlenemeyen acı sonuçların ana sebebi olan 31 Mart İhanet Darbesinin 117. yılında başta Siyonitlerin korkulu rüyası Cihan Sultanı Abdülhamid Han Hazretlerini ve sadık yol arkadaşlarını rahmetle ve minnetle, M. Şevket Paşa (Maşa) gibi darbeci hainleri de lanetle anıyoruz!

Tam 4 asırlık şeytani tüm şer darbeleri 15 Temmuz 2016 gecesi tarihin çöp sepetine atarak “Yeniden Büyük Türkiye’yi!” ayağa kaldırtan Allah’ımıza hamd olsun!

O gece dinimizin, devletimizin ve milletimizin muhafazası için canlarını ortay koyan başta Receb Tayyib Erdoğan Başkomutanımıza ve direniş kahramanı Şehid ve Gazilerimize Selam olsun!

Allah’ımız İsm-i Azam’ı hürmetine; bu yıllarda gerçekleşeceğine inandığımız İtrail’in yıkılışına hepimizi şahid eylesin! Bu uğurda fedakarca gayret edenlerden olmayı bizlere nasip etsin! Ve bizleri; Siyonit İtrail’in Azrail’i olacak Mübarek Ordumuzun maddi ve manevi destekçisi eylesin! 

Nefsimizde, ailemizde ve ülkemizde “İslam Sözleşmesi”nin uygulanması, Mukaddes Mescid-i Aksa’mızın, Filistin’imizin, Osmanlıcamızın özgürlüğü, tatil olması dileğiyle Cuma Bayramımız mübarek olsun. 

Selam, sevgi ve duayla... 


© Yeni Akit