menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Devrilen Amerikan duvarı

24 0
11.04.2026

Devrilen Amerikan duvarı

Eğreti bir ateşkesle durdurulan savaşın ardından; küresel stratejistlerin “kim kazandı, kim kaybetti” sorusu etrafında yoğunlaşması işin doğası gereği. Ancak günlük taktiksel okumaların ötesine geçip dumanlar dağıldığında ortaya çıkan asıl manzaraya bakmalıyız. Orada rafineriler, kritik merkezler ve sivil alanların vurulmasından çok daha derin bir kırılma görüyoruz. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana yeryüzüne nizam veren Amerikan mehabeti, Hürmüz’ün sularında ağır bir yara aldı.

Siyonist aklın Oval Ofis’te pazarladığı “hızlı zafer” ve “rejim değişikliği” hayallerinin peşine takılan Trump, diplomatik saygınlığı yanında “süper güç” korkusunu da kendi elleriyle yıktı. Savaş, ABD’nin askeri sınırlarını tüm çıplaklığıyla ortaya döktü. Ortaya çıkan bu gerçeklik, yıllardır dünyaya korku salan o Amerikan kartalının pençelerinin eski kudretini kaybettiğini ispatlıyor. Amerika askeri bir güce sahip olsa da, bu gücü kalıcı bir siyasi zafere dönüştürecek devlet aklından giderek uzaklaşıyor. Hele Trump ile birlikte, sabah dediğini akşam inkâr eden, öngörülemez ve tutarsız bir liderlikle ABD’nin itibarı her geçen gün yerle yeksan oluyor. Küresel ölçekte ABD’ye duyulan saygı tamamen kayboldu. Artık ülkelerin temel endişesi Washington’un güvenlik şemsiyesine sığınmak değil, devrilmekte olan bu duvarın altında kalmamaktır.

Bu hukuksuz savaş, aynı zamanda Atlantik’in iki yakasındaki güven iklimini de derinden sarstı. Avrupa, ABD’nin İsrail’e endeksli bölgesel hesapları uğruna kendini sonu belirsiz bir maceraya sürüklemesine sıcak bakmamıştır. Bu durum ABD için tam bir hayal kırıklığı olurken, NATO-ABD ilişkilerinin de bu saatten sonra çok daha farklı bir boyuta evrileceğinin habercisidir. Nitekim........

© Yeni Akit