menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

15 TEMMUZ

12 0
19.07.2026

Tarih 15 Temmuz 2016.

Türkiye bir ihanet ve işgal hareketine maruz kaldı.

Önce köprüde neler oluyor diye anlamaya çalıştık.

Daha sonra ‘Yurtta sulh konseyi’ adıyla, televizyondan hain kalkışma ilan edildi.

Müteakiben Sayın Cumhurbaşkanımızın CNN Türk ekranlarında yaptığı konuşmayı dinleyen Türk Milleti, Tekbir sesleriyle ve Diyanet’in talimatıyla verilen Salalarla sokağa çıkarak tarihin en kahraman savunmalarından birisini gerçekleştirdi.

Sonuçta, Milli iradeye uzanan eller kırıldı.

Darbelere ve vesayet özlemine karşı duruldu. 

Bu Milletin evlatları bedenlerini ateş açan uçaklara ve tanklara siper etti.

Ömer Halis Demir’den başlayarak birçok kahraman, Boğaz köprüsünde, Havaalanında, Genelkurmayda, Emniyet Müdürlüklerinde, Özel Harekatta, TRT’de darbeye karşı savaştı.

İsmail Kahraman Bey’in Başkanlığındaki TBMM’de, Milletvekilleri bombalara rağmen Meclisi terk etmedi.

Ve FETÖ’nün darbe girişim neticesinde, 253 kişi şehit edildi 2737 kişi gazi oldu.

Evet, ‘Lider Milletini Millet de Liderini Yalnız Bırakmadı’. Cumhurbaşkanının yaptığı çağrıya Türk Milleti meydanlara koşarak cevap verdi.

Darbe gecesi Tayyip Erdoğan büyük cesaret örneği gösterdi. Kendisine  teklif edilen Yunan adaları yerine, Yeşilköy hava limanına iniş yaparak, vatandaşla kucaklaştı.

Kemal Kılıçdaroğlu ise, aynı hava alanından hiçbir şey olmamış gibi tepkisiz kalarak, Bakırköy Belediye Başkanının evine geçti ve televizyon izlemeyi tercih etti.

Bunların not edilmesi gerekmektedir.

Şimdi Sayın Erdoğan, 15 Temmuz 2026 tarihinde şöyle bir konuşma yaptı; Şairin ifadelerinde’ Ecdadımızın heybeti maruf-i cihandır. Fıtrat değişir sanma, bu kan yine o kandır’. 

Dizeleriyle dile getirdiği gibi; 15 Temmuz, 1000 yıl evvel Malazgirt’te mücadele edenlerin, 500 yıl evvel İstanbul’da Peygamber Efendimizin övgüsüne layık olmak için canını ortaya koyanların, 100 yıl evvel İstiklal Harbinde hayatını hiçe sayanların, inancı ve kararlılığıyla yaptığı bir destandır.

Milletimize yaptığımız çağrı, duyduğumuz güvenin bir tezahürüdür. 

Biz, ecdadımızın bize bıraktığı’ Ya İstiklal Ya........

© Yeni Akit