menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İsrail ve ABD’nin Asıl Hedefi Güneydoğu’daki Barajlar ve Nehirlerdir

20 0
02.03.2026

İsrail ve ABD’nin Asıl Hedefi Güneydoğu’daki Barajlar ve NehirlerdirRamazan TOPDEMİR 

İsrail ve ABD’nin Asıl Hedefi Güneydoğu’daki Barajlar ve Nehirlerdir

Giderek azalan su kaynakları ülkeleri  yeni arayışlara itmiştir. Bu arayışlar da beraberinde  uyuşmazlık ve çatışmaları ortaya çıkartmıştır. Günümüzde Türkiye’nin komşularında meydana gelen  savaşların nedeni petrol değil sudur.

ABD ve İsrail’in Asıl Hedefi

ABD’nin Ortadoğu’nun kalbine yerleşmesi, Fırat, Dicle ve GAP’ın önemini arttırmıştır. Günümüzde Kuzey Irak ve çevresinde yürütülen politikaların altında su ve petrol savaşlarının olduğunu görmekteyiz.

Ortadoğu’nun  şekillenmesinde su savaşlarının öne çıktığı bilinmektedir.  Gelişen teknoloji ile beraber su önemli bir ihtiyaç olmuştur.  Fırat, Dicle ve Nil nehirleri, büyük ülkelerin dikkatini tarih boyunca bu mekanlara çevirtmiştir. Özellikle barajların, su kaynaklarının kontrol altına alınması sürekli gündeme gelmiştir.

İsrailli Yetkililer: Asıl Savaşımızın Nedeni “Sudur”  

 Orta Doğu’da su sorunu olan ülkelerin başında İsrail gelmektedir.

İsrail, bölgedeki su rezervlerini kendi faydasına kullanmak için günümüzde değişik arayışlar içine girdiği gözlenmektedir. 1967’de İsrail

Ordu komutanı Moşe Dayan bölgedeki savaşın nedenini suya dayandırarak: "İsrail için su o kadar önemlidir ki biz 1967’de Araplar ile savaşa su kaynaklarını kontrol edebilmek için girdik.” 1994’te İsrail’in Ankara büyükelçisi Zui Elpelceg’te suyun  önemine dikkat çekerek Türkiye’nin şansını ortaya koymuştur: “İsrail’in suya ihtiyacının bulunduğunu, Türkiye’nin ise su açısından  şanslı bir ülke olduğunu, gelişmiş bir sulama sistemi kurulması ve bunun tarımda  kullanılması durumunda GAP bölgesinin bir California haline gelecektir.” Bu ifadeler günümüzde daha da önem kazanmıştır.

Güneydoğu Barajların Geçmişi ve Hayati Önemi:

Ülkemizdeki imkansızlıklar ve yokluklardan dolayı suyun gelişimi  kısaca  şöyle oluşmuştur: Bilindiği gibi Türkiye’nin can damarı olan Fırat ve Dicle nehirlerine barajların yapılması talimatını Atatürk 1936’da verdi.  Menderes, Atatürk’ün projelerini geliştirmek için çaba gösterdi.1954’ DSİ kuruldu. DSİ’nin başına da  Süleyman Demirel getirildi. Menderes Eylül 1959’da kurak Harran Ovası’na yaşlı gözlerle bakarak, yanındakilere:  “Allah nasip ederse Harran Ovasını yemyeşil yapacağız.” diyerek  su çalışmaları üzerinde durdu. Baraj inşaatları ülkemizin siyasi çalkantılarından dolayı zaman zaman kesintiye uğradı.

1981’de Atatürk barajı tünelleri inşaatına başlandı. 1994’te Harran Ovasına  su verildi. Harran  ovasına suyun gelişini bölgede bayram havası oluşturdu.  1999’da elektrik üretimine başlandı.

Umarız ilgililer ve yetkililer su konusunda daha kalıcı politikalar üretirler.


© Yeni Akit