Başörtü, milli uçak ve füzelere engel olmadı, kanat oldu
Başörtü, milli uçak ve füzelere engel olmadı, kanat oldu
NUSRET REŞBER
Eski Türkiye ile yeni Türkiye arasındaki farkı hâlâ anlamamakta inat edenler var.
Daha üç gün önce üç polisimizin şehit, dokuzunun yaralanması kalleşliğinde olduğu gibi Ülkemize yönelik sayısız menfur saldırı ve oyunlara karşı “dış mihrakların işi, dışa bağımlı ve güdümlü güçlerin maşası…” gibi ifadelerden rahatsız olanlar, bu söylemlerimizi her fırsatta tiye aldılar, alay konusu ettiler.
Bu ülkenin faydasına bir tuğla koyamayanlar, dikili bir taşı olmayanlar, kendileri ya dış güdümlü güçlerin tesiriyle bu ülkedeki her olumlu gelişmeye engel oldular ya da bizzat maşa oldular.
Bu sebeple dün İmparatorlukken bugün, diğer birçok İslam ülkesi gibi; yıllarca bir şey yapamayan, üretemeyen, dışa bağımlı; eli kolu bağlı çapsız bir ülke konumuna indirgendi.
Ne zaman doğrulmaya yeltendiyse “hayır, bunu yapamazsın” denilerek yerine oturtuldu.
Eski halini hatırladığında “bunu yapmayı bırak, düşünmeye bile hakkın yok…” denilerek susturuldu.
“Milli uçak, tank yapamazsın”
“Araba yapmaya kalkarsan yakıtsız bırakırız, yolda kalır rezil olursun” denildi…
Hâsılı, bir telefon bile üretemez, tahıl yurdu olduğu halde tohumu bile dışarıdan ithal etmeye mahkûm ettiler.
Bunları geçtik kültürümüzden, inancımızdan da uzaklaştırdılar. Bizi “biz” yapan ne kadar ulvi değer varsa hepsini elimizden aldılar.
İnancımızı, kudsiyetimizi ne zaman dile getirir, savunur olduysak önümüze, Afganistan, Pakistan Sudan, Irak ve Suriye gibi ülkeleri örnek gösterdiler. “Bunlar gibi mi olmak istiyorsunuz?” denildi.
Öyle ki, ülkenin en etkin ve mahrem birimleri dış güçlerin hizmetinde kendini buldu.
İstihbaratı, askeriyesi,........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Gideon Levy
Mark Travers Ph.d
Waka Ikeda
Tarik Cyril Amar
Grant Arthur Gochin