Duvarlar yıkıldı, perdeler söküldü
Kıymetli dostlar,
Eskiden evlerimizin pencerelerinde kalın perdeler, gönüllerimizde ise ondan daha kalın bir "haya" perdesi vardı.
Komşusu açken tok yatmaktan haya eden bir medeniyetin çocukları olarak, yediğimizi gizler, sevincimizi sessiz yaşar, hüznümüzü ise sadece Rabbimize arz ederdik.
Peki, ne oldu bize?
Ne zaman bu kadar "görünür" olma sevdasına düştük?
Bugün artık evlerimizin duvarları var ama mahremiyeti kalmadı.
Elimizdeki o akıllı telefonlar, adeta içeriye sızan birer casus gibi evimizin en mahrem köşelerini dünyaya servis ediyor.
Eskiden "göz hakkı olur" diye sokağa elinde açık yiyecekle çıkmayan bir neslin torunları, bugün yediği yemeği, içtiği kahveyi, mutfağındaki en küçük ayrıntıyı "hikaye" (story) adı........
