menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çağı Müslümanca okumak ve gereğini yapmak

44 0
05.08.2026

Çağı Müslümanca okumak ve gereğini yapmak

Bir toplum, inancının değişmez esaslarına sımsıkı sarıldığı ölçüde kendi istikametini korur. Müslümanlar İslâm’ın sabitelerine bağlı kaldıklarında, çağın her parıltısını hakikat sanıp modernitenin peşine takılmazlar; aynı şekilde köhnemiş, adaletsiz ve cahilî statükoların da esiri olmazlar. Çünkü vahyin rehberliği, insanı hem ölçüsüz yenilik tutkularından hem de yanlış düzenlerin zincirlerinden koruyan bir istikamet pusulasıdır. Rabbimiz buyuruyor:

“Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah’ın ve Resûlü’nün çağrısına uyun ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Yine bilin ki, O’nun huzurunda toplanacaksınız.“ (Enfal Sûresi/24)

İnsanlık uzun zamandır büyük bir düşünsel savrulmanın içinde yaşıyor. Bir yanda aklı mutlaklaştıran, insanı sadece ölçülebilen ve hesaplanabilen bir varlık olarak gören modern anlayış; diğer yanda ise hakikati tamamen parçalayarak her şeyi yoruma ve göreceliğe bırakan postmodern yaklaşım… İnsan, bu iki uç arasında gidip gelen bir sarkaç gibi savruluyor. Bir dönem akla sınırsız güvenildi, şimdi ise hakikatin kendisine bile şüpheyle bakılıyor. Fakat görünen o ki insanlık yalnızca bilgi krizinde değil; aynı zamanda anlam, güven ve aidiyet krizinin de tam ortasında bulunuyor.

Tam da bu noktada İslam düşüncesi farklı bir teklif sunuyor. Çünkü İslam’ın özü, bir ucun diğerine galip gelmesi değil; dengeyi inşa etmektir. Kur’an’ın “vasat ümmet” olarak tanımladığı anlayış, edilgen bir orta yol değil; adaletin, ölçünün ve hikmetin merkezidir. İslam, insanın değişmeyen özüne hitap eden sabiteler koyarken,........

© Yeni Akit