menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sezai Karakoç’un Karabekir Paşa ile tanıştığını biliyor muydunuz?

91 0
12.07.2026

Sezai Karakoç’un Karabekir Paşa ile tanıştığını biliyor muydunuz?

Hatırat okumak yaşamadığınız bir hayatı yaşayanın bakış açısından dinlemek gibidir. Elbette tek yanlıdır ve sübjektiftir hatıratlar ve bu yüzden daraları alınarak okunmalıdır ama… Aması var. 

Hiçbir hatırat gerçeğin tamamını söylemez bize ama hiçbir hatırat da gerçeği –kastı bu olsa dahi- yüzde yüz tersine çeviremez. Bu yüzden tarih ilmi açısından son derece zengin bir kaynak demeti olsa da hatıratların tamamı inanılır olmadığı gibi tamamı da uydurma diye bir kenara atılamaz (Dr. Rıza Nur’un Hayat ve Hatıratım’ı dahil). 

Bu bakımdan hatıratların tarihçiler tarafından kontrollü kullanılması şarttır. Başka anlatılarla ve mümkünse yazılı belgelerle kıyaslayarak kontrol etmeden hatıratları tartışmasız birer belge olarak kullanmak hatalara düşürebilir tarihçiyi.

Yine de hatıratlardaki bazı kısımların başka kaynaklarla doğrulanması mümkün olmaz. Anlatıcının tek başına yaşadığı ve hissettiği olaylar nev-i şahsına münhasır bulunduğu için biricik kalır. Bunları aktarırken de ‘böyle oldu’ diye değil, ‘filanca kaynakta geçtiği şekliyle aktarıyorum’ diyerek okuru uyarmak gerekir.

Ben de bu yazıda şair ve yazar Sezai Karakoç’un Hatıralar’ının ilk cildinden ilgimi çeken kısımları nakletmek istiyorum. 

1933 yılında Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde doğan ortaokul talebesi Sezai Karakoç Maraş’ı ilk olarak akarsuyundan tasvir etmeye başlar:

“Maraş, o günler, Ahır Dağı’nın yamacına yaslanmış büyükçe bir dağ kasabası görünümündeydi. Tam ortasından akan, derin yataklı bir dere, ismi gibi birçok kanlı olaylara sahne olmuştu geçmişte. “Kanlı Dere”nin iki yakasında bir vakitler bayağı savaşlar olduğu rivayet ediliyordu. Dereye kanlar içinde başlar yuvarlandığı için onun bu ismi aldığı eklenirdi söylenenlere. Beyler ya da derebeyleri arasındaki kavgaların kızıla boyanan şahidi imiş Kanlı Dere.”(Hatıralar I, Diriliş: 2023, s. 166.)

2. Dünya Savaşı’nın bitmesiyle birlikte basındaki Yahudi algısında önemli bir değişme olduğuna dikkat çeker yazar. “Karikatür dergilerinde önceleri bol miktarda Yahudi fıkraları varken, zaman içinde bunlar yavaşça Hitler fıkralarına dönüşmüştü” diye hatırlar (s. 170-171).

12 Şubat Maraş’ın........

© Yeni Akit