menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Genelev sokağındaki çıplak heykeli Abdülhamid’in saray bahçesine diktiler

86 0
21.06.2026

Genelev sokağındaki çıplak heykeli Abdülhamid’in saray bahçesine diktiler

Cumhuriyetin ilk yıllarında Yıldız Sarayı’nda uluslararası bir kumarhane ve dans pisti açarak İstanbul’u Monte Carlo’ya rakip olacak çapta bir “Kumar Başkenti” yapmaya niyetlenen CHP iktidarının daha nice kirli marifetleri vardır. Yalnız Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal bünyesi değil, zihniyetinin o iktidardan düştükten sonra da ‘kültürel iktidar’ olarak hükümferma olduğunu söylemeye gerek yok. 

Bu sakat anlayışın 1974 yılındaki izdüşümü, CHP’den İstanbul Belediye Başkanı seçilen Ahmet İsvan›ın hatıratındaki ifadesiyle “Karaköy’de genelev sokağının önüne ‘Güzel İstanbul’ adıyla erotik çıplak kadın heykeli” dikilmesiydi. (Bkz. Ahmet İsvan, Başkent Gölgesinde İstanbul, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul, 2011, s. 90.)

Acaba memleketi heykel sanatının zirvesine çıkarmış(!) bulunan zevatın Galata’daki genelev sokağının başına rehavetle uzanmış erotik kadın heykeli dikmekten maksatları neydi? İstanbul’u hangi tür faaliyetin başkenti yapmayı murad etmiş olabilirlerdi? Doğrusu bu güne kadar anlaşılamadı. 

Ülkeye yerli ve yabancı heykeltıraşların eseri olan on binlerce heykel dikildi. Gelin görün ki heykel sanatında yerlerde sürünüyor oluşumuzun bir açıklamasını yapana rastlamadık bu güne kadar. 

1994 yılında zamanın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek bir ‘nü’ yani çıplak heykeli kaldırtmaya kalkmıştı ama sanat sepet tayfası Türkiye’yi ayağa kaldırmış, aylarca gazetelerde haberden, televizyonlarda açık oturumlardan geçilmez olmuştu. Melih Gökçek’in ‘Tükürürüm böyle sanatın içine’ sözü o hararetli günlerin hatırda kalan izlerindendir.

Benzer bir tartışma bundan 52 yıl önce yaşanmıştı. 

Şimdi hafızamızı tazelemek için 1974 yılına gidelim ve siyasî ortama beraberce bakalım.

Türkiye’de bir devrim olan Cumhuriyet Halk Partisi ile Milli Selamet Partisi arasında 26 Ocak 1974’te kurulan 37. Hükümet devrindeyiz. 

Başbakanlık koltuğunda İsmet İnönü’ye devirmiş bulunan CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, Başbakan Yardımcılığı koltuğunda ise MSP Genel Başkanı Necmettin Erbakan oturmaktadır. İçişleri Bakanı ise Turgut Özal’ın kardeşi Korkut Özal’dır.

Diyeceksiniz ki Erbakan Hoca zamanında nasıl böyle bir heykele izin verildi? Haklısınız ama kaldırılması için hükümeti yıkmayı bile göze alan da aynı Erbakan Hocaydı. Ve bu tartışmanın fitili her ne kadar o zaman muhafazakâr kesimin birkaç gazetesinden biri olan Sabah’ta çekilmiş olsa da, koalisyon ortağı MSP de kararlılıkla bu olayın üzerine gidecek, Ecevit de yeni kurulan koalisyonda kriz istemediği için el altından heykelin münasip bir yere kaldırılması için bir yıl önce seçilmiş olan İstanbul Belediye Başkanına –muhtemelen- ricada bulunacaktı.

CHP-MSP Koalisyonu iş başında!

Heykel tartışması kıyasıya sürüyordu. 

Cumhuriyet gazetesi koro........

© Yeni Akit