CHP de Arapça ezanda grubu serbest bırakmıştı
CHP de Arapça ezanda grubu serbest bırakmıştı
Özgür Özel CHP’den ayrıldıktan sonra kurduğu Yeni Parti’ye, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un TBMM’deki oylamasında grup kararı aldırtmadı, vekilleri serbest bıraktı. Böylece milletvekillerinin bir kısmı yasa lehine, diğer kısmı aleyhine oy kullandı. Özgür Özel de partisi de zevahiri kurtarmış oldu.
Hayır dese Kürtlerden oy beklentisi kalmayacak, evet dese bu defa da kaybetmek istemediği ve istemeyeceği CHP’li Kemalist/ulusalcı çekirdekle köprüleri tamamen atmış olacaktı.
Ne şiş yanmış oldu, ne kebap. Öyle ama Terörsüz Türkiye sürecine de kerhen katılmış oldular ki tarih de bunu bir kenara kaydetti.
Benzer bir “Ne şiş yansın ne kebap” tavrının bundan 76 yıl önce CHP’de yaşandığını bir kenara kaydedip tarihin mahzenine inmeye başlayalım.
Rehberimiz kim olsun? Cumhuriyet gazetesinin eski tüfeklerinden Cüneyt Arcayürek’e ne buyurulur?
Cüneyt Arcayürek o zaman da gazetecidir ve olayları içinden yaşamış ve defalarca haberleştirmiştir. Onun için Türkçe Ezan ve Menderes ile Minaredeki Yabancı adlı iki cilt kitabımı bir kenara bırakalım ve Arcayürek’in Atatürk’ten Sonra Bugünlere Nasıl Geldik? adlı kitabına eğilelim. Bakalım CHP’nin 1950’deki tavrını nasıl anlatmış (Detay Yay., 2008, s. 112-122’den aktarıyorum).
Ezan-ı Muhammedî okuyanlar 1932 yılından 1941 yılına kadar İnkılap kanunlarına muhalefet kapsamına sokulup cezalandırılıyordu. Müstakil bir ‘ezan kanunu’ yoktu. 1941 yılında Arapça ezan okudu diye görevinden uzaklaştırılan bir imam Yargıtay’a başvurup, ‘Ben hangi kanuna muhalefet ettiğimi öğrenmek istiyorum’ diye sormuş. Yargıtay da imamı haklı bulmuş ve cezayı iptal etmiş.
Haberin duyulması üzerine Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde Arapça ezan okuma girişimleri belirmiş ve Başbakan Refik Saydam hükümeti apar topar Meclisi toplayıp, TCK’nın 526. maddesine Arapça ezan okuyan ve kamet getirenlere 3 aya kadar hapis ve 200 lira para cezası verileceğine dair fıkra ilave edilmişti. Bu, “ezan kanunu” idi ve laik bir devlet dinî bir ibadeti kanunla cezalandırarak açıkça laiklik ilkesini çiğnemiş oluyordu.
İşte tam 9 yıl boyunca bu defa kanunla yasaklanan........
