menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bayram, cennet ve çocukluk

30 0
30.03.2025

Bayram, cennet ve çocukluk

Mustafa Armağan

“Bayramı çocuksuz düşünmek, elbiseyi dikişsiz düşünmek gibi bir şey.

Dikişsiz elbise nasıl bir çuval gibi şekilsiz durursa üzerimizde, dahası, her an açılabilir veya savrulabilir ve düşebilirse, çocuksuz bayram da herhalde aynı iğretiliğe kapılabilir, aynı sakillikte kazınırdı hafızamıza.

Öyleyse ‘İstanbul ve bayram’, ‘İstanbul ve çocuk’tan ayrılamaz. Ve öyleyse bayrama, bu şehrin ‘ebedî çocuğu’ Fatih’i, fetih yahut öbür adıyla söylersek, yeniden diriliş için gün saydığı türbesinde ziyaret etmekle başlamak, günün mana ve ehemmiyetine en yakışan eylem olurdu benim için.

Şimdi kimselerin okumadığı -ne kadar yazık!- “Şair-i Azam” Abdülhak Hamid’in deyişiyle ‘en büyük çocuk’ (tıfl-ı ekber) olan Fatih Sultan Mehmed, bu şehri merkeze alarak nasıl bir dünya tasarlamış, onu hakkıyla anlamaya çalışırım. Ve onun dünyasında bu şehrin Peygamber Efendimiz (sav) tarafından Müslümanlara müjdelenmiş olmasının hikmetinin onun havada donmuş şimşeği andıran suretindeki yansımalarını tespit etmeye çalışırım.

Altı üstü bir bayram için beyhude midir bütün bu sözler?

E İstanbul’dayız ya, üstelik de bayramdır; öyleyse hafızamızın meşalesi ile hayal gücümüzün tutuşmasına kim mani olabilir ki?

Tıpkı Fatih’in gördüğü rüyada olduğu gibi.”

Ara sıra not defterlerimi karıştırmakta fayda görürüm. İşte 16 Eylül 2009 tarihinde, beş gün sonra başlayacak olan Ramazan Bayramına dair yukarıdaki satırları kaleme almışım.

İşte Nisan ayı geldi, gelecek ve yeni Fetih iklimine gireceğiz. Lakin dışarıdaki fethi kutlarken iç fethi, kendimizi fethetmeyi unutmayalım.

Bayramınızı tebrik eder, gül şerbeti tadında günler dilerim. Arefe günü benim dünyama doğan bayram pırıltılarını sizinle paylaşmak istedim.

İnsan kendi çocuklarında

kendisini keşfeder

Ben baba olduktan sonra baba olmanın ne olduğunu anladım. Yani baba olunca babalığı keşfediyorsunuz. Anne olmadan da anneliğin keşfi mümkün değil bana göre. Yaşanarak hissedilecek şeyler bunlar. Belki de şunu söyleyebiliriz:........

© Yeni Akit