menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tevekkül

43 0
04.04.2026

“Birtakım insanlar onlara ‘İnsanlar size karşı asker toplamışlar, onlardan korkun’   dediler de bu onların imanlarını artırdı ve ‘Allah bize yeter o ne güzel vekildir’ dediler.” (Al-i İmran, 173)

“Sen onlara sırf Allah’ın lütfettiği merhamet sayesinde yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı kalpli olsaydın, hiç şüphesiz etrafından dağılır giderlerdi. Onları affet, onların bağışlanmasını dile, iş hakkında onlara danış karar verince de Allah’a tevekkül et. Doğrusu Allah tevekkül edenleri sever.” (Al-i İmran, 159)

“Deveni bağla sonra tevekkül et.” (Hadis) 

“Allah’a güvenmek” anlamındaki vekl kökünden türeyen tevekkül “birinin işini üstüne alma, birine güvence verme; birine işini havale etme, ona güvenme” mânasına gelir. Birine güvenip dayanan kimseye mütevekkil, güvenilene vekîl denir.

Kur’ân-ı Kerîm’de tevekkül kavramı kırk âyette değişik fiil kalıplarında, dört âyette mütevekkil şeklinde yer almakta, vekil kelimesi çoğu Allah’ın sıfatı şeklinde yirmi dört yerde geçmektedir. 

İmam Gazzâlî’ye göre tevekkül derin bir bilgi ve zorlu bir amel işidir. Tevekkülün aslı imandır; tevekkül var olan her şeyin gerçek yapıcısı ve yaratıcısının Allah olduğu inancına dayanır.

Evet, önce köklü, sağlam bir iman… Sonra Allah’ın tekvini ve teşrii emirlerine tam bir bağlılık anlamında teslim… Sonra da bu iman ve teslimiyetin üzerine inşa edilen tevekkül…

Kul kendisine ait vazifelerin tümünü yerine getirdikten sonra neticeyi Cenab-ı Hakk’ın takdirine bırakması ve sonuç ne olursa olsun buna rıza göstermesi. İşte tevekkülün özeti.

İşin başında tevekkül tembellik ve........

© Yeni Akit