Yüz Yıl Öncesine Dönen Dünya: İslam’a her zamankinden daha fazla gebe
Yüz Yıl Öncesine Dönen Dünya: İslam’a her zamankinden daha fazla gebe
Tarih bazen ileri doğru akmaz; daireler çizerek geri döner. 28 Mart 2026 itibarıyla dünyanın içine sürüklendiği tablo, bizi yalnızca yüz yıl öncesinin eşiğine değil; aynı zamanda daha karmaşık, daha kırılgan ve daha tehlikeli bir döneme taşımış durumda. Savaşlar, işgaller, enerji savaşları, yapay zekâ destekli propaganda mekanizmaları ve derinleşen ekonomik krizler… Değişen araçlar; fakat değişmeyen bir zihniyet var.
Bir asır önce cetvelle çizilen haritalar, bugün insansız hava araçları, siber saldırılar ve ekonomik yaptırımlarla yeniden şekillendiriliyor. Güç merkezleri artık sadece askeri değil; finansal, dijital ve psikolojik üstünlük üzerinden dünyayı dizayn ediyor.
Modern dünyanın güncellenmiş katliam hafızası
Bosna hâlâ bir utanç vesikası olarak tarihte duruyor. Ancak bugün yaşananlar, o günün ötesine geçmiş durumda.
Gazze’de 2025’ten itibaren yoğunlaşan saldırılar, 2026 başına gelindiğinde artık bir savaş değil; sistematik bir yok etme politikası olarak anılmaya başlandı. Hastanelerin hedef alınması, insani yardım koridorlarının engellenmesi ve açlığın bir silah olarak kullanılması, modern dünyanın ahlaki iflasını gözler önüne serdi.
Gazze artık sadece bir coğrafya değil; insanlığın vicdanının sınandığı bir sembol hâline geldi.
Öte yandan Ukrayna-Rusya savaşı üçüncü yılına girerken, küresel dengeleri altüst etmeye devam ediyor. Enerji hatları, tahıl koridorları ve nükleer tehdit söylemleri, dünyanın ne kadar kırılgan bir barış üzerinde durduğunu gösteriyor.
Kızıldeniz’de artan gerilim, Yemen merkezli saldırılar ve küresel ticaret yollarının tehdit altına girmesiyle birlikte artık savaşlar sadece bölgesel değil; doğrudan küresel ekonomik düzeni sarsan krizlere dönüşmüş durumda.
Enerji, güç ve yeni sömürge düzeni
2024 sonrası hız kazanan........
