menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Barbaros kardeşlerin Akdeniz’e inmesi ve Şehzâde Korkut

54 7
21.02.2026

Barbaros kardeşlerin Akdeniz’e inmesi ve Şehzâde Korkut 

Fatih Sûltân Mehmed’le Midilli’nin fethine katılan, Bonava Köyü kendisine tımar olarak verilince buraya yerleşen tımarlı sipahi subayı Yakup Ağa’nın çocukları olarak Midilli’de dünyaya gelmişlerdi. Genç yaşta öğrendikleri denizciliği geliştirmişler deniz ticaretine başlamışlardı. 

İshak, Oruç, Hızır, İlyas kardeşler kısa sürede her biri yetenekli denizciler olarak; Yunanca, İtalyanca, Arapça, İspanyolca, Fransızca ve Latince dillerini çok iyi vâkıf olmuşlardı.

Oruç Reis kardeşi İlyas Reis ile birlikte Suriye kıyılarındaki Trablusşam’a mal götürürlerken Rodos Şövalyeleri tarafından önleri kesildi. Saint-Jean Şövalyelerine karşı müthiş şekilde savaşa tutulsalar da, kalabalık şövalyeler İlyas Reisi şehit ettiler, Oruç Reisi de esir aldılar..

Ticaret için Kıbrıs, Girit, Yunanistan, İzmir kıyılarında gemi dolaştıran Hızır Hayrettin Reis kardeşlerinin başına gelenleri duyunca hiç değilse Oruç Reisi kurtarmak için Rodos’a 18 km. uzaklıkta ki Saint-Jean Şövalyelerine ait Bodrum’a geldi. Burada ticaret yaptığı Rum tâcirlerden birini Ağabeyi Oruç’un kurtarılması için çalışma yapsın diye 18.000 akçe vererek Rodos’a gönderdi.

Oruç Reis’te bu arada zamanında iyilik yaptığı Rodos’ta yaşayan Santurluoğlu adlı bir hristiyana haber göndererek kendisini esir olarak satın almasını istedi. Santurluoğlu derhal şövalyelerle irtibata geçerek Oruç adlı Türk’ü satın almak istediğini belirtti. Karşılıklı görüşmeler sonunda talep edilen 800 duka altını vererek Oruç Reisle birlikte Rodos Kalesinden ayrıldılar.

Acele ile limana inip ilk gemiyle adadan uzaklaşacaklardı. Ancak şövalyeler bir anda etraflarını sardılar. Önce Santurluoğlu’na altınlarını iâde ettiler. Sonra da Oruç Reis’i alarak gittiler. Sebebi ise Oruç Reis’in ünlü bir tüccar olduğunun anlaşılması ve 10 bin duka altın değer biçilmesiydi.

Bununla kalınmadı. Oruç Reis gerek hücresinde, gerekse diğer esirlerle taş kırma çalışmasında ayaklarına zincir vuruldu. Oruç Reis’in canı iyice sıkılmıştı. Son kez kurtulma umuduyla şövalyelere taş kırma işinde çalışmak istemediğini, gemilerde kürek çekmeye râzı olduğunu bildirdi. Talebine olumlu yaklaşılan Oruç bir gemiye forsa yapıldı. Burada da elleri zincirli olmasına rağmen çok sevdiği denizine kavuşmuştu. 

O sıralar Fâtih’in oğlu Sûltân II. Bâyezid’in oğullarından Yavuz Selim’in Ağabeyi Antalya’da Sancak Beyi Şehzâde Korkut Akdeniz ve Ege sahillerinde denizcilere yaptığı yardımlarla gündemdeydi. Onun tanınırlılığı denizcileri her dâim koruyup kolluyor olmasındandı. Esir düşen Müslüman denizcilerden her sene 100 kadarının fidyelerini cebinden ödeyerek satın alır esaretten kurtarırdı. 

Günler günleri kovaladı aylar ayları. Bir gün Şehzâde Korkut’un fidyelerini ödediği 109 Müslüman esirin teslim görevi Oruç’un forsalık yaptığı gemiye verildi. Oruç için bu iyi bir fırsattı ve bunu değerlendirdi. Müslüman esirler gemiye bindirilmeden kelepçelerini çoktan........

© Yeni Akit