menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye Gençlik Vakfı

37 0
19.08.2026

Türkiye Gençlik Vakfı

Bu satırları, iki çocuk babası bir adam olarak yazıyorum. Dışarıdan gazel okumuyor, içerden sesleniyorum.

Evli insanların zayıf noktaları, çocuklarıdır. Evlat herkesten evlâdır. Yeri gelmişken: Behçet Necatigil, Çocuklar isimli şirindeki, “Biz bu kadar eğilmezdik, çocuklar olmasaydı” dizesini boşuna yazmamıştır.

Her anne-baba, çocuklarının iyi bir evlat olmasını ister. Bütün anne ve babalar, aynı dilekte bulunur: “Biz rahat edemedik, bari evlatlarımız etsin.”

Çocuklar bize, bizi yaratanın emanetidir. Önce anne ve babaya, sonra millete. Çocuklarına özen göstermeyen de, emaneti ihmal etmiş olur.

Çocuklarla ilgili, yaptıklarımız önemlidir. Sadece madde imkân sağlamakla; kolejlere göndermek ve ilerisi için “banka hesabı” açmakla olmaz. 

Fedakârlıklarla, özenle ve itinayla büyüttüğümüz çocuklarımızı, dünyanın tehlikelerine karşı, yeterince koruyabiliyor muyuz? 

Üzülerek söylüyorum: Milletin ve ümmetin çocukları ziyan olup gidiyor. Gözlerimizin önünde. Türkiye’de, Filistin’de ve Doğu Türkistan’da...

Korumak, sevgiden de önce gelir. Koruyamazsak eğer, sevgimiz fayda sağlamaz. Çocuklarımızı iyi korumalı, yetiştirmeliyiz.

İnancımız bize şunu söyler: Her insan İslâm üzerine dünyaya gelir. Bizim birinci işimiz, İslâm kalabilmektir. 

Yalnız nefsimizden değil, neslimizden de sorumluyuz. Öncelikli vazifemiz ise çocuklarımızı en güzel şekilde koruyup, büyütmektir. Nesli muhafaza etmektir. Onların İslâm kalmasını sağlamak; İslam şemsiyesi altında büyütmektir.

Bu topraklarda, çocuklar için, “vatana ve millete hayırlı olsun” diye dua edilir. Din dâhil, hepsi bu duanın içindedir. Hayırsızlık ile “hainlik”, milletimizin gözünde, neredeyse aynı anlama gelir.

Örneğin, haram lokmayla........

© Yeni Akit