menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Srebrenitsa’nın bize hatırlattığı zulüm sistemi

19 0
11.07.2026

Srebrenitsa’nın bize hatırlattığı zulüm sistemi

Srebrenitsa katliamının üzerinden 31 yıl geçti, ancak acısı hâlâ tazeliğini koruyor. Bu vesileyle katliamı yeniden hatırlamak, sadece geçmişe ağıt yakmak değil, aynı zihniyetin bugün nasıl devam ettiğini görmek için de gereklidir.

11 Temmuz 1995 tarihinde Sırp milisleri, BM tarafından “güvenli bölge” ilan edilen Srebrenitsa’da 8 binden fazla Boşnak Müslümanı katletti.

Katliamın onuncu yıldönümünde İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw, olayı “uluslararası toplumun utancı” olarak nitelemiş ve engelleyemedikleri için özür dilemişti. Ancak bu özür samimiyetten uzaktı; çünkü katliama zemin hazırlayan bizzat o “uluslararası toplum” denilen çıkar ittifakıydı. Dayton Anlaşması’nın mimarı Richard Holbrooke’un “NATO ve BM’nin başarısızlığı” yorumu da benzer bir ikiyüzlülük taşıyordu.

Asıl skandal ise yargı sürecinde yaşandı: Lahey Uluslararası Adalet Divanı, Sırbistan devletini katliamdan doğrudan sorumlu tutmadı. Böylece katliamı gerçekleştiren milisleri silahlandıran, koruyan ve destekleyen bir yönetimi aklamayı başarmış oldu.

Bu tablo, Gazze’deki soykırımda yaşananlarla birebir örtüşüyor. Srebrenitsa “güvenli bölge” ilan edilip katliama sahne olduğu gibi, Gazze’de de “güvenli” ilan edilen okullar, hastaneler, çadır kampları ve sığınma noktaları........

© Yeni Akit