Şûle Abla
1960’lı yıllardan itibaren yazı ve kitaplarını okuyarak etkilendiğimiz öncü isimden biri idi Şule Yüksel Şenler. Etkili kalemi ve konuşmaları ile muhataplarına heyecan ve umut aşılayan Şûle ablamız özellikle mümine hanımlara başörtüsünü sevdiren ve onu onurla, özgüvenle taşımalarını sağlayan bir rol modeldi.
Umran Dergisi için gerçekleştirdiğimiz söyleşide (Şubat 2003, Sayı: 102) ifade ettiği üzere, hayatının ilk dönemlerini “gaflet ehli” olarak geçiren Şule Yüksel Şenler, ağabeyi Üzeyir Bey’in yaşadığı İslâmî dönüşümün kendilerini nasıl etkilediğini, adeta yeniden yaşarcasına anlatmıştı: Seccade bile bulunmayan evlerinde ağabeyinin, odasına temiz bir çarşaf serip namaz kılışı, kızılca kıyameti koparmış ailede… Nihayet ağabeyi, “Allah size hidayet versin!” deyip evi terk edince işler değişmiş… Anne-babaya sonunda “hidayet” nasip olmuş; iyi bir müzik eğitimi alan babası, o eğitimli sesiyle güzel güzel Kur’ân tilavet etmeye başlamış… Şule abla çok iyi kanun çalmakta iken, bir gün kanununu kırıp atmış; Anne-babasına, “ben artık bu kanunu değil, Allah’ın kanunlarını çalıp söylemek istiyorum!” demiş…
Genç yaşlarından beri bilgileri ve görgüleri ile dikkat çeken Şule Yüksel Şenler abla ile kız kardeşi Gonca Gülsel hanımefendi haftalık Kadın Gazetesi’nden köşe yazısı yazma teklifi almışlar. Şûle Hanım “Duyuşlar”, Gonca Hanım ise “Görüşler” ismini verdikleri köşelerinde haftalık yazılar yazmışlar. Şûle Abla,........
