menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Barış ve Huzur Dini

40 0
24.03.2026

Çeşitli vesilelerle İslâm’ı tanıyan birçok insanın özellikle de Batılıların niçin Müslüman oldukları hep merak edilmiştir. Bu konuda çok sayıda kitap da yayımlanmıştır. Bir ara kitaplığımı karıştırırken hacmi küçük ama konuyla ilgili merakımıza cevap teşkil eden bir kitapçıkta güzel tespitler gördüm… Müslüman olan Alman diplomat Muhammed Emin Hobohm’u dinleyelim: “Gerçeğin daima kendine özgü bir gücü vardır. İslam Dininin ana ilkeleri, o kadar akla yatkın, o kadar çekici ve o kadar tabiidir ki; samimi bir hakikat araştırıcısı, onlardan etkilenmeden edemez. Tevhid inancı yani Allah’ın birliğine inanmak, bizleri nasıl da batıl inançlardan korumakta ve insanın şerefini yüceltmektedir!..”

Onun İslam hakkındaki şu tespiti ilginçtir: “İslam, esasta nazariyeye değil, uygulamaya dönüktür.” (M. Resul, Almanya’da İslâm’ı Seçenler”, Beyan Yayınları, İstanbul, 1984)

İslâm’ı diğer dinlerle mukayese edip Müslüman olanların, İslâm’da gördükleri bazı güzellikler şöyledir: 

“İslâm’da, “Dinde zorlama yoktur” düsturu vardır. Hiç kimse dine girmeye zorlanamaz. Hıristiyanların ise dine sokmak için yaptıkları işkenceler ve mezhep kavgaları tarihte meşhurdur…

İslâm’da her çocuk günahsız doğar. Daha sonra günahlarını kendi yapıp etmeleriyle kazanır. Kimse kimsenin günahını yüklenemez. Hıristiyanlıkta ise, ‘her çocuk günahkâr doğar. Yani Âdem peygamberin işlediği suçtan ötürü bütün çocukları günahla doğar. Bu........

© Yeni Akit