menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ortadoğu ve Türkiye

37 0
09.03.2026

Aslında bu hafta yine İran konusunu ele alacak ve Çin’in neden sessiz kaldığına değinecektim. Ancak biliyoruz ki Çin, doğrudan savaşa girmemek ve taraf olmaktan kaçınmak stratejisini izliyor. Teknoloji devi Çin, enerji akışının kesilmesini ister mi? Elbette ki ekonomik kazanımlarını korumak için, çok daha sağduyulu ve akıllı bir siyaset izleyecektir. Çin konusunda bu kadarını söylemekle yetineyim.

Dünya siyasetine uzaktan bakıldığında büyük güç mücadelesinin merkezinde çoğu zaman İran, Ukrayna ya da Tayvan gibi ülkelerin olduğunu görürüz. Oysa gerçekte küresel rekabetin asıl sahnesi çok daha geniş bir coğrafyada, Türkiye’den başlayıp Basra Körfezi’ne kadar uzanan stratejik hat üzerinde şekilleniyor.

Bugün dünya iki büyük güç arasındaki rekabeti izliyor: Amerika ve Çin. Ancak bu rekabet yalnızca askeri güçle değil; enerji, ticaret yolları, teknoloji ve altyapı üzerinden yürütülen uzun vadeli bir mücadele. Bu nedenle artık savaş meydanlarından çok ticaret koridorları, limanlar ve enerji hatları belirleyici oluyor.

Önümüzdeki 20 yılın en kritik ülkeleri de işte bu hat üzerinde bulunuyor.

Türkiye şu anda bütün koridorların kilit ülkesi konumundadır. Bu hattın en önemli ülkelerinden biri şüphesiz Türkiye’dir.

Türkiye, aynı zamanda üç kıtanın kesişim noktasıdır. Avrupa........

© Yeni Akit