menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye’de sosyalist hareket niçin zayıf?

8 0
latest

Türkiye’de günümüzde giderek daha da derinleşen bir ekonomik ve toplumsal kriz yaşanmasına karşın, emekçi sınıf ve tabakalar ve özellikle sayıları her geçen gün daha da artan işçiler, memurlar, emekliler, işsizler ve geleceğe ilişkin umutlarını yitiren üniversite öğrenci ve mezunları, sosyalist örgütlerin çağrılarına kitlesel bir yanıt vermiyor. Zaman içinde gücünü bir ölçüde artıran örgütler tabii ki var. Ancak 1980 öncesinde Devrimci Yol, Türkiye Komünist Partisi, Halkın Kurtuluşu gibi yapıların bazı kentlerde veya kentlerin bazı mahallelerindeki hakimiyetlerini ve yüzbinleri aşan mitinglerini hatırlayanlar için, bugün artan gücüyle haklı olarak övünen bazı yapıların etkisi, 12 Eylül öncesinin çok önemli olmayan başka sosyalist örgütlenmelerinin bile gücü ve etkisinden azdır.

Ancak bilinmesi gereken nokta, sosyalist örgütlerin 1980 öncesindeki kitleselleşmesinin sınıf çatışma ve mücadelelerinden çok, emperyalistlerin ve yerli işbirlikçilerinin özellikle 1975’ten itibaren başlattıkları faşist saldırılara karşı savunma amacına dayandığıdır.

Türkiye’nin 1974 yılında uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan haklarını kullanarak Kıbrıs’ın yüzde 37’sini kontrolü altına alması sonrasında ABD’nin uyguladığı ambargoya tepki olarak Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin kurulması ve Türkiye’deki ABD üs ve tesislerinin kapatılmasına ABD’nin tepkisi ülkemizde bir iç savaşın tetiklenmesi oldu. ABD, böylece, dolaylı olarak ve belki de hiç beklemediği biçimde, sosyalist örgütlerin kitleselleşmesine yol açtı. Nitekim, 12 Eylül 1980 Darbesi sonrasında “can güvenliği” sağlanınca, sosyalist örgütlerin ayakları kilden bir dev olduğu ortaya çıktı. Sosyalist örgütler hızla çökertilirken, kitle tabanları da ortadan kalktı.

Günümüzde ABD’nin Türkiye’ye yönelik bölücü planına yalnızca bölücü terör örgütü PKK alet oldu. Halkın geçmiş deneyimleri ve sağduyusu, Türkiye’de bir dönem yaşanan sağcı-solcu, ülkücü-devrimci saflaşması ve kavgasına benzeyen bir Kürt-Türk veya Alevi-Sünni kavgasına engel oldu.

Böyle bir toplumsal bölünmenin olmadığı ve ekonomik krizin derinleştiği koşullarda sosyalist örgütler niçin kitleselleşemiyor?

Bunun, sosyalist hareketin geçmişinden kaynaklanan ve günümüzde büyük ölçüde devam eden nedenleri var.

Sosyalistler, eski TKP döneminden beri, milliyetçiliğe ve Atatürk’e karşı çıktılar, bayrağımıza sahip olamadılar. Milliyetçiliği, Atatürkçülüğü ve bayrağımızı,........

© Veryansın TV