menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sağcılık-solculuk kavgasında Kuran-ı Kerim’i kullanma çabaları

19 0
22.04.2026

www.yildirimkoc.com.tr

1960’lı ve 1970’li yıllarda “milli ve manevi değerleri” savunan “milliyetçi-mukaddesatçı” çevreler, “sağcılık” ve “solculuk” kavramlarını da çarpıtarak kullandı. Bu kesime göre, sağcılık, milliyetçilikti, dindarlıktı. Solculuk vatan hainliğiydi, ahlaksızlıktı. Bu çarpıtma günümüzde bile etkisini bir ölçüde sürdürmektedir. Solcuların “milliyetçi” kavramına duydukları yanlış tepkinin kaynağında Türkiye’de 1960’lardan ve 1970’lerden itibaren sürdürülen kavram çarpıtması bulunmaktadır.

Bu kavram çarpıtmasında Kuran-ı Kerim mealleri de kullanıldı. İslamiyet’te affedilmeyecek iki suçtan biri olan Allah’a şirk koşmak, Kuranı Kerim meallerinin tahrifatında uygulandı. 1789 Fransız Devrimi sonrasında ortaya çıkan “sağcılık” ve “solculuk” kavramları, Kuran-ı Kerim’in Türkçe meallerine sokuldu. Bunun en açık örneği, Vakıa Suresi’nin mealinin zaman içinde değiştirilmesidir.

Yeni yazıyla ilk Kuran-ı Kerim meali ve tefsiri 1934 yılında Tanrı Buyruğu adıyla yayımlandı. 1943 yılında da Ömer Rıza Doğrul’un Tanrı Buyruğu, Kur’an-ı Kerim’in Tercüme ve Tefsir’i Şerifi basıldı. Bu meal 1947, 1955 ve 1980 yıllarında yeni baskılar yaptı. Tanrı Buyruğu adıyla hazırlanan mealin 1947 yılında yapılan ikinci baskısında Vakıa Suresi’nin kritik kavramların yer aldığı bazı ayetleri aşağıda sunulmaktadır:

“(5) Dağlar parça parça olup, (6-7) dağılmış toz gibi ufalandığı zaman sizler de üç sınıf olacaksınız. (8) (Biri) uğur sahipleridir. Uğur sahipleri ne kadar bahtiyardırlar! (9) (Diğeri) uğursuzluğa uğrayanlardır. Uğursuzluğa uğrayanlar ne kadar bedbahttırlar. (…) (27) Uğur sahiplerine gelince, onlar ne bahtiyardırlar. (…) (40) Uğursuzluğa uğrayan uğursuzlar, ne kadar bedbahttırlar. (…) (51) sonra siz ey sapanlar ve (hakkı) yalan sayanlar! (…) (88-89) Eğer (ölen kimse, Allah’a) yakın olanlardansa onun için rahmet, bereket ve nimet Cenneti vardır. (90) Uğur sahiplerindense: (91) Sana uğurlular tarafından selam! (denecek). (92) (Hakikati) yalan sayanlardansa, (93) ona kaynar su ziyafeti verilir, (94) cehenneme atılır.” (Tanrı Buyruğu, Kur’an-ı Kerim’in Tercüme ve Tefsir-i Şerifi, Ahmet Halit Kitapevi, 2. baskı, 1947, s.827-831)

1943 yılında ilk baskısı yapılan bu tefsirde “sağcılık” veya “solculuk” gibi kavramlar yoktu. Ancak Soğuk Savaş, Kuran-ı Kerim meali ve tefsirlerinde tahrifatın yapılmasına yol açtı. İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu’nun 1957 yılında yayımlanan mealinde Vakıa Suresi şöyledir:

“Kalkış günü gelince, ki onun geleceğini yalanlayabilecek bir kimse yoktur. O gün, kimini alçaltacak, kimini de yükseltecektir. Yer bir sarsıntı ile sarsılacaktır. Dağlar paramparça olacak, toz gibi dağılacaktır. O gün siz üçe bölüneceksiniz. Sağcılar! Ne mutlu o sağcılara! Solcular! Ne yazık o solculara! İyilik işlemek inancı ileri olanlar karşılıkça da ileri olacaklardır. İşte Allah’a yakın olanlar bunlardır. Onlar dirlikli cennetlerdedirler. Bunların birçoğu eskilerdendir. Birazı da sonrakilerdendir. Mücevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedirler. Karşı karşıya yaslanmışlardır. Kocamak nedir bilmeyen oğlancıklar onları dolanacaklar, main şarabından doldurulmuş testiler, ibrikler, bardaklarla. Bunu içtikleri için ne........

© Veryansın TV