menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mustafa Kemal Paşa hangi sınıfa dayandı?

28 0
12.06.2026

Mustafa Kemal Paşa, gerek Kurtuluş Savaşı yıllarında, gerek 1923-1938 döneminde, büyük toplumsal, siyasal ve ekonomik başarılar gerçekleştirirken, hangi toplumsal sınıfla işbirliği yaptı, hangi toplumsal sınıfa dayandı?

Bir kesim, Mustafa Kemal Paşa’nın burjuva olduğunu veya burjuvaziyle işbirliği yaptığını, burjuvaziye dayandığını düşünüyor ve savunuyor.

Bence yanlış düşünüyorlar. Türkiye’nin toplumsal tarihi dikkatle incelenirse, çok özel bir durumun ortaya çıktığı görülecektir. Mustafa Kemal Paşa’nın dayandığı güç, işçi sınıfının bir kesimiydi; işçi sınıfının üst tabakasını oluşturan asker ve sivil memurlardı. Bu insanlar sınıf tavrıyla değil, vatansever kimlikleriyle Mustafa Kemal Paşa’ya güç verdiler, Kemalist Devrim’in gerçekleştirilmesinde ana gücü oluşturdular.

1940’lara kadar Türkiye burjuvazisi dendiğinde akla gelen, ağırlıklı olarak İstanbul’da ve Ege Bölgesi’nde yaşayan Ermeni, Rum ve Yahudi azınlıklar, Levantenler, Sabetaycılar ve yabancı şirketlerdi. Bunlar Kurtuluş Savaşı yıllarında Yunan ordusuna her türlü desteği verdi. Yunanistan ile nüfus mübadelesinde İstanbul belediye hudutları içinde yaşayan Rumlar kapsam dışı tutulduğundan, İstanbul’daki azınlık burjuvaziye dokunulmadı. Ancak Mustafa Kemal Paşa, burjuvazinin odalar ve borsalar gibi örgütlerini kendi adamlarının kontrolü altına aldı. Türkiye’nin çıkarlarını gözeterek, Kurtuluş Savaşı dönemindeki hatalarının intikamının alınacağından korkan bu kesimleri kullandı.

Mustafa Kemal Paşa’nın Lenin’e 4 Ocak 1922 tarihinde yazdığı mektupta şu ifadeler vardı: “Memleketimizi düşman işgalinden kurtardıktan sonra, niyetimiz, kamu yararı taşıyan büyük işletmeleri olabildiğince devlet eliyle yönetmek ve böylece, bir büyük kapitalistler sınıfının gelecekte memlekete hâkim olmasının önüne geçmektir.” (ATABE, C.12, Kaynak Yayınları, İstanbul, 2003;211) Cumhuriyet döneminde izlediği politika da bu anlayışa uygundu.

Gerek Kurtuluş Savaşı yıllarında gerek Cumhuriyet’in kurulması ve büyük atılımların (arasız devrimlerin) gerçekleştirilmesi sürecinde, Mustafa Kemal Paşa’nın dayandığı güç, asker ve sivil memurlardı. Atatürk’ün kontrolü altındaki ordu ve bürokrasi olmasaydı, büyük atılımlar gerçekleştirilemezdi. Frunze’nin 23 Aralık 1921 günkü ifadesiyle, “Burada hareket aşağıdan yukarı doğru değil de, tersine yukarıdan aşağı doğru olacaktır. Size ve iktidarda bulunan şahsiyetlere bakarak hemen hemen hepsinin yoksullar sınıfından çıktığı kanaatine varıyorum.” (ATABE, C.12,2003;179)

O zaman sorulması gereken ilk soru, Osmanlı’da ve Türkiye Cumhuriyeti’nde asker ve sivil memurların toplumsal konumunun ne olduğudur.

Türkiye’de hâlâ inatla bu kesimin “küçük burjuva” olduğunu, burjuvazinin emri altında bulunduğunu düşünenler var.

İnsanların ait oldukları toplumsal sınıf, üretim araçlarıyla olan ilişkileri ve işgücü satışıyla belirlenir.

Marx ve Engels, bazı itibarlı mesleklerin kapitalist düzende nasıl işçileştiğini 1848 yılı Şubat ayında yayımlanan Komünist Manifesto’da şöyle anlatıyordu: “Burjuvazi şimdiye kadar itibar gören ve saygılı bir huşuyla bakılan her mesleğin halesini çekip aldı. Doktoru, avukatı, rahibi, şairi, bilim adamını ücretini ödediği kendi ücretli emekçisi durumuna getirdi.” (Marx-Engels, Selected Works, Vol.1, Moscow, 1973;111)

Engels, Komünist Manifesto’nun 1888 yılındaki İngilizce baskısına yazdığı önsözde burjuvazi ve proletarya sözcüklerini şöyle tanımlamaktadır: “Burjuvazi ile, toplumsal üretim araçlarının sahipleri olan ve ücretli emek istihdam eden modern kapitalistler sınıfı kastedilmektedir. Proletarya ile, kendi üretim araçlarına sahip olmayan ve yaşayabilmek için işgüçlerini satmak durumunda olan çağdaş ücretliler sınıfı.”

Diğer bir deyişle, Osmanlı’da da, Türkiye Cumhuriyeti’nde de, geçimi işgücü satışına bağlı olan toplumsal kesimler işçi sınıfını veya proletaryayı oluşturur.

Osmanlı’da ve Türkiye Cumhuriyeti’nde memurları işçi sınıfının parçası olarak gören ve savunan kişiler var mıydı?

Bazı örnekler vereyim.

Türkiye Komünist........

© Veryansın TV