menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Zülfikar’ın Gazabı, Tel-Alev ve Coni Leş

28 0
07.03.2026

Muharrem Karanfilci yazdı…

Tarih, imparatorlukların kendilerini en güçlü hissettikleri anda kırılganlaştıklarını gösteren sayısız örnekle doludur. Güç büyüdükçe gerçeklikten kopma eğilimi de büyür. Çünkü güç yalnızca silahlarla değil, aynı zamanda anlatılarla var olur. Bazen bir anlatı çöker, bir imaj parçalanır ve yıllarca kurulmuş güç mitleri bir anda kumdan kale gibi dağılır. Anlatı çöktüğünde ise tanklar ve uçak gemileri çoğu zaman yalnızca metal yığınlarına dönüşür.

Bugün İran, İsrail ve Amerika arasındaki savaş da böyle tarihsel bir durumu göstermektedir. Ortadoğu’nun kadim coğrafyasında bir kez daha askerî denklemler, siyasî mitolojiler ve inançlar karşı karşıya gelmiştir.

Ortadoğu’da savaş yalnızca bombalarla yapılmaz. Bir taraf bunu “güvenlik” diye anlatırken, bir diğer taraf “direniş, adalet ve bağımsızlık” demektedir. Ama sokakta konuşulan ve yaşanılan hikâye çok daha acımasız gibi gözüküyor.

İran’ın dili sembollerle konuşur. Füze kadar güçlü bir propaganda aracıdır o semboller… “Zülfikar” bir kılıçtan fazlasıdır; tarihsel intikamın ve ideolojik meydan okumanın tam da yansımasıdır. Bu bir felsefedir, yaşam biçimidir.

Bugün Tahran’ın stratejisi basit: Batı’nın askerî üstünlüğünü ahlaki bir çöküş hikâyesine çevirmektir. Buna Amerika ve İsrail çanak tutmuş ve tartışılan Jeffrey Epstein dosyası ile birlikte,........

© Veryansın TV