Şehrimize ve İnsanımıza Sahip Çıkalım
Değerli okuyucularım, hepinizi saygı, sevgi, dua ve muhabbetle selamlıyorum.Bir şehri değerli kılan yalnızca yüksek binaları, geniş caddeleri, parkları ya da modern yapıları değildir. Bir şehrin gerçek zenginliği, içinde yaşayan insanların karakteri, ahlakı, merhameti ve birbirine gösterdiği saygıdır. Çünkü şehirler taş ve betondan değil; sevgi, güven ve dayanışma üzerine inşa edilir.Yaşadığımız şehirler aslında bizim aynalarımızdır. Sokakların temizliği, komşuluk ilişkileri, yaşlılara gösterilen hürmet, çocuklara verilen değer, ihtiyaç sahiplerine uzatılan yardım eli ve insanların birbirine olan yaklaşımı, o şehrin ruhunu oluşturur. İnsanların birbirine karşı duyarlı olduğu şehirler huzurun ve güvenin adresidir. Buna karşılık bencillik, sevgisizlik ve ilgisizliğin hâkim olduğu yerlerde, en gelişmiş şehirler bile ruhunu kaybeder.Bugün her zamankinden daha fazla birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var. Aynı sokakları paylaştığımız insanları yalnızca tanıdıklarımız olarak değil, hayat yolculuğunun yol arkadaşları olarak görmeliyiz. Komşumuzun derdiyle dertlenmek, yaşlı bir insanın elinden tutmak, bir çocuğun yüzünü güldürmek, ihtiyaç sahibine destek olmak ve çevremizi korumak; insan olmanın en güzel göstergeleridir.Merhamet, bir toplumun en büyük sermayesidir. Vicdan ise insanı insan yapan en kıymetli........
