Ne Kadar Hakkın, Adaletin ve Doğrunun Taraftarıyız?
Değerli okuyucularım,Hepinizi saygı, sevgi ve dualarımla selamlıyorum.İnsanlık tarihi boyunca en çok dillendirilen kavramlardan bazıları hak, adalet ve doğruluk olmuştur. Ancak bu kavramları konuşmakla onları hayatımıza hâkim kılmak arasında büyük bir fark vardır. Haktan, adaletten ve doğrudan söz etmek kolaydır. Zor olan ise bunları kendi çıkarlarımıza ters düştüğünde de savunabilmektir. Bugün toplumun en büyük sorunlarından biri, insanların adaleti bir ilke olarak değil, kendilerine hizmet ettiği sürece değerli görmeleridir. Çünkü gerçek karakter, insanın işine gelen durumlarda değil; bedel ödemesi gerektiğinde ortaya çıkar.
Bir haksızlık bize dokunmadığında sessiz kalıyor, hatta çoğu zaman görmezden geliyoruz. Aynı haksızlık bize yöneldiğinde ise en yüksek sesle adalet talep eden biz oluyoruz. Oysa adalet, kişiye göre değişen bir kavram değildir. Adalet, dostumuza uygulandığında da rakibimize uygulandığında da aynı kararlılıkla savunulmalıdır. Aksi hâlde savunduğumuz şey adalet değil, sadece kendi konforumuz ve çıkarlarımızdır.Ne yazık ki birçok insan için adalet, evrensel bir değer olmaktan çıkmış, çıkarlarını koruyan bir araç hâline gelmiştir. Kendi düşüncesinden olana yapılan........
