BARİ DİNİMİZİ KÜRTÇE ÖĞRETİN!
Harun Reşid, bir Cuma günü Behlül Dânâ Hazretlerine der ki:
“Bugün namaza gelenleri öğle yemeğine çağır, onlara yemek hazırlatacağım.”
Behlül Dânâ “tamam” diyerek cuma namazına gider.
Namaz bittikten sonra cami kapısından çıkan cemaate tek tek sorar: “İmam hutbede ne anlattı?”
Koca Bağdat Camisi'ni dolduran cemaatten sadece üç kişi bu soruya cevap verir; diğerlerinden hiçbiri imamın ne anlattığını bilmiyorlar.
Behlül Dânâ da sadece bu üç kişiyi yanına alarak saraya gider.
Harun Reşid, Behlül Dânâ’nın sadece üç kişiyle geldiğini görünce şaşırarak:
Ben sana namaza gelenleri davet et dedim, sen sadece üç kişiyi getirmişsin, der.
Behlül Dânâ cevap verir: Evet, “namaza gelenleri davet et” dedin. Namaza sadece bu üç kişi gelmişti; diğerleri camiye gelmişti, namaza değil.
Geçenlerde Başkale’nin bir köyünde cuma namazı kılarken Behlül Dânâ’nın bu kıssası aklıma geldi. Cemaatin tamamı Kürt, aralarında tek bir........
