Van’da SGK’da usulsüz maaş alanlar kimler?
Son yıllarda toplumda giderek daha fazla konuşulan konulardan biri, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) üzerinden usulsüz şekilde maaş alınmasıdır. Özellikle “sahte boşanma” yöntemiyle devletin sağladığı sosyal yardımlardan haksız kazanç elde edilmesi, sadece hukuki değil aynı zamanda ciddi bir ahlaki sorundur.
Öncelikle bir insanın helal ile haramın ne olduğunu iyi bilmesi gerekir. Çünkü mesele yalnızca bireyin kendisiyle sınırlı kalmaz; bu durum doğrudan aileyi, çocukları ve hatta toplumun geleceğini etkiler. Çoluk çocuğuna haram lokma yediren bir ebeveyn, aslında farkında olmadan onların değer dünyasını da şekillendirir. Dürüstlükten uzak bir aile ortamında büyüyen çocukların ileride benzer yollara başvurma ihtimali oldukça yüksektir.
Toplumda zaman zaman ekonomik zorluklar nedeniyle yanlış yollara sapan insanlar olabilir. Bu durum hiçbir şekilde meşrulaştırılamaz; ancak bazıları için “ihtiyaç” gerekçesi bir nebze açıklama olarak görülebilir. Fakat maddi durumu yerinde olan, hatta siyasi veya sosyal gücünü kullanarak sistemi istismar eden kişiler söz konusu olduğunda, burada artık açık bir suistimal ve bilinçli bir haksızlık vardır.
Edinilen bilgilere göre, bazı kişiler eşleriyle aynı evde yaşamaya devam etmelerine rağmen resmi olarak boşanmış gibi gösterilerek SGK’dan maaş almaktadır. Oysa boşanma, evlilik gibi hukuki ve meşru bir haktır. Gerçekten aile içi geçimsizlik nedeniyle yollarını ayıran bireylerin devletin sunduğu sosyal desteklerden faydalanması son derece doğaldır. Ancak sırf maddi kazanç elde etmek amacıyla yapılan “kağıt üzerindeki boşanmalar”, hem devleti yanıltmak hem de kamu hakkını gasp etmek anlamına gelir.
Bu tür uygulamaların yalnızca vicdani bir yönü yoktur; aynı zamanda ciddi hukuki yaptırımları da vardır. Devletin kaynakları, gerçek ihtiyaç sahibi vatandaşlar için ayrılmıştır. Bu kaynakların haksız yere kullanılması, hem kamu düzenine zarar verir hem de adalet duygusunu zedeler.
Özellikle kamuoyunda sıkça dile getirilen bir diğer hassasiyet ise bu tür usulsüzlükleri yapan kişilerin siyasi bağlantılarının olmasıdır. Eğer böyle bir durum söz konusuysa, mesele daha da vahim bir hal alır. Çünkü kamu gücüne yakın olan bireylerin bu gücü suistimal etmesi, toplumda güven kaybına yol açar.
Bu noktada yetkililere de önemli görevler düşmektedir. Denetim mekanizmalarının daha etkin çalıştırılması ve bu tür usulsüzlüklerin üzerine kararlılıkla gidilmesi şarttır. Nitekim Mehmet Şimşek gibi ekonomi yönetiminde söz sahibi isimlerin bu tür konulara hassasiyet göstermesi, kamu disiplininin sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır.
Eğer bir kişi gerçekten boşanmış ve ayrı bir hayat kurmuşsa, devletin sağladığı haklardan yararlanması en doğal hakkıdır. Ancak sırf maaş almak için yapılan sahte işlemler, hem kul hakkına girer hem de toplumun temel değerlerini aşındırır. Van AK Parti il teşkilatında bazı duyumlar kulağımıza geliyor ama..... Neyse bunu burada kapatalım kimse duymasın.
Unutulmamalıdır ki, kısa vadede kazanç gibi görünen bu tür yollar, uzun vadede hem bireye hem de topluma zarar verir. Çok iyi bilinmelidir; adaletin zedelendiği bir yerde huzur da kalmaz. Siyaset arenasında vatandaşları yönetmekle sorumlu olan kişilerin, öncelikle kendileri çok dürüst olmalıdır. Yönetenler dürüst olacak ki, yönetilenler dürüst olmaya özen göstersin.
