Milletin Vekili Parti Değiştiremez
Siyaset, yalnızca seçim kazanmak, makam sahibi olmak veya bir siyasi partinin çatısı altında milletvekili seçilmekten ibaret değildir. Siyasetin temelinde güven, temsil, sorumluluk ve siyasi etik vardır. Bir milletvekili, seçim günü aldığı oylarla yalnızca kendisine ait bir makam elde etmez; aynı zamanda kendisine güvenen binlerce, hatta milyonlarca insanın iradesini temsil etme sorumluluğunu üstlenir.
Bu nedenle ben, ilkesel olarak seçilmiş milletvekillerinin görev süreleri içerisinde parti değiştirmesine karşıyım.
Elbette milletvekillerinin de siyasi görüşleri, düşünceleri ve vicdanları vardır. Bir milletvekili seçildiği partinin politikalarıyla zaman içerisinde fikir ayrılığı yaşayabilir. Parti yönetimiyle anlaşamayabilir, uygulanan politikalara itiraz edebilir veya partisinin kuruluş dönemindeki çizgisinden uzaklaştığını düşünebilir. Bunların tamamı siyasetin doğasında vardır.
Ancak burada asıl tartışılması gereken mesele şudur: Milletvekili hangi siyasi kimlikle seçilmiştir ve seçmen ona hangi siyasi anlayışa bağlı olarak oy vermiştir?
Milletvekili sadece kendisini temsil etmiyorSeçimlerde vatandaşlar yalnızca bir kişinin ismine oy vermiyor. Özellikle Türkiye'deki siyasi sistem içerisinde milletvekillerinin önemli bir bölümü, siyasi partilerin programları, politikaları ve oluşturduğu siyasi kimlik üzerinden seçiliyor.
Bir seçmen, bir partiye oy verirken o partinin ekonomi politikalarını, sosyal politikalarını, dış politika anlayışını, yerel yönetimlere bakışını veya ülkenin geleceğine ilişkin vizyonunu dikkate alabiliyor.
Dolayısıyla bir milletvekili, seçimden sonra hiçbir şey olmamış gibi başka bir siyasi partiye geçtiğinde, burada sadece milletvekilinin kişisel tercihini konuşmak yeterli değildir.
Asıl soru, o milletvekiline verilen oyların ne olduğudur?
Seçmen, "Ben bu kişiyi başka bir partinin milletvekili olarak görmek istiyorum" diyerek oy vermemiş olabilir. Tam tersine, seçildiği partinin siyasi çizgisine duyduğu güven nedeniyle oy vermiş olabilir.
Bu nedenle milletvekillerinin parti değiştirmesi, sadece hukuki bir mesele olarak değil, aynı zamanda ciddi bir siyasi etik ve seçmen iradesi meselesi olarak değerlendirilmelidir.
Fikir değişebilir, fakat siyasi sorumluluk da vardırBir insanın düşüncesinin değişmesini yanlış bulmam. Aksine, insanların zaman içerisinde olayları farklı değerlendirmesi, bazı konularda fikir değiştirmesi son derece doğaldır.
Fakat siyasetçi olmak, sıradan bir vatandaş olmaktan farklı bir sorumluluk taşımaktır.
Milletvekili seçildikten sonra "Artık bu partinin politikalarını benimsemiyorum" diyen bir siyasetçinin elbette vicdanı doğrultusunda hareket etme hakkı vardır. Ancak bunun yanında seçmene karşı da bir sorumluluğu bulunmaktadır.
Bana göre böyle bir durumda en etik yol, bağımsız milletvekili olarak görevine devam etmektir.
Milletvekili, seçildiği partiden ayrılabilir. Partisiyle yollarını ayırabilir. Yanlış gördüğü politikalara karşı çıkabilir. Hatta partisinin en sert muhalifi bile olabilir. Ancak kendisine verilen milletvekilliği görevini, başka bir........
