KÜRESEL GÜÇ MERKEZİ ANKARA
“Bin Yıllık Devlet Aklının Dünyaya İhtarı”
Coğrafya bir kaderse, Ankara o kaderin hükümranlık mührüdür. Nitekim küresel siyasetin kalbi, Kuzey Atlantik İttifakı’nın zirvesi vesilesiyle bu kadim başkentte atarken dünya nizamının yeni rotası da sarsılmaz bir Türk devlet aklıyla yeniden çiziliyor. Zaman, her dönemeçte haklıyı ve güçlü olanı ortaya çıkaran en adil hakemdir. Nitekim Bilge Tonyukuk’un asırlar öncesinden taşa kazıdığı “Yufka olanı delmek kolaydır, ince olanı kırmak kolay; yufka kalın olursa delmek zor, ince yoğun olursa kırmak zor.” düsturu, bugün Türkiye’nin her türlü jeopolitik sarsıntıya, küresel ekonomik operasyonlara ve asimetrik sınamalara karşı dimdik ayakta durabilen o çelikten gövdesini tarif etmektedir. Bizler, Hunlardan Osmanlı’ya, Selçuklu’dan Cumhuriyet’e uzanan zincirde, bin yıllık “Güçlü Ordu, Güçlü Millet” doktrinini bir temenni değil, her gün sınır boylarında, deniz mavisinde ve semalarda ete kemiğe bürünen mutlak bir hakikat olarak yaşayan köklü bir medeniyetiz.
“Güçlü Ordu, Güçlü Millet” Doktrini Sahada
İşte tam da bu yüzden küresel güç merkezlerinin, okyanus ötesi masaları kurup bozan stratejistlerin iyi bilmesi gerekir ki Ankara bugün sadece dünya liderlerini ağırlayan bir coğrafi koordinat değil; küresel kriz anlarında fikri ilk sorulan, hamlesi nefesler tutularak beklenen ve rızası alınmadan yeryüzünde hiçbir denklemin kurulamayacağı tek uluslararası çekim merkezidir.
Masaları Kuran ve Bozan Kadim Vizyon
Şanlı ecdadımız Fatih Sultan........
