ANKARA’DA KÜRESEL NATO SINAVI
NATO 3.0 VE YENİ CEPHE HATTI
“Küresel hegemonyanın çatlayan fay hatları üzerinde, 32 ülkenin liderini Ankara’da ağırlarken sormamız gereken çıplak soru şudur: Batı, kendi kurduğu savunma zırhını doğunun yükselen dalgasına karşı bir intihar kalkanı olarak mı kullanacak, yoksa Ankara’nın çizdiği adalet hattına teslim mi olacak?”
Dünya; İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan Atlantik merkezli kurumların işlevselliğini yitirdiği, Soğuk Savaş ezberlerinin yerini çok kutuplu ve hibrit tehditlerin aldığı tarihi bir kırılma döneminden geçiyor. Tam da bu küresel altüst oluş ikliminde, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde dünya liderlerinin peş peşe Ankara’ya, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne iniş yapması sıradan bir diplomatik ev sahipliği veya rutinden ibaret bir organizasyon değildir. Bu zirve; asırlık sömürgeci reflekslerle inşa edilen ittifak modelinin, doğmakta olan yeni küresel gerçeklikle yüzleştiği o kaçınılmaz hesaplaşma anının, yani "NATO 3.0" doktrininin ilk gerçek test sahasıdır. Genel Sekreter Mark Rutte, küresel sistemin bu yeni çoklu kriz dönemindeki ilk ve en çetin sınavını Ankara’nın o pragmatik ve kadim devlet aklı karşısında verecektir.
Daha önce bu köşede teorik ve felsefi altyapısını ilmek ilmek işlediğimiz "Büyük Kuşatma", bugün Ankara sokaklarındaki olağanüstü güvenlik önlemlerinde ve diplomatik masanın soğuk parametrelerinde somut birer realiteye dönüşmüştür. İşin finans-politik boyutuna baktığımızda, perde arkasındaki sinsi planı çok daha net okuyoruz: Lahey Deklarasyonu ile temelleri atılan bu yeni askeri-endüstriyel konsept, üye ülkelerin savunma harcamalarını Gayrisafi Yurt İçi Hasılalarının (GSYH) yüzde 5’i gibi sürdürülemez bir seviyeye çekmeyi dayatmaktadır. Bu hamle, ulus-devletlerin bütçelerini ve merkez bankalarını küresel savunma baronlarının tekeline mahkûm etme stratejisidir. Ukrayna’daki........
