menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

NİETZSCHE İLE SABAH DERSLERİ – 8

34 0
11.03.2026

O sabah sınıfa girerken fark ettim… Başarı kokusu yoktu ama stres, yorgunluk ve “bir yerlere geç kalmış olma” duygusu havada asılıydı.

Sanki sınıfın köşesinde görünmez bir müdür bekliyordu ve herkes ona rapor sunacakmış gibi oturuyordu.

Kafka en önde... Defterine bir şeyler çiziyordu. Yaklaştım. Bir merdiven çizmiş… merdivenin sonunda kocaman bir kapı… Kapının üstünde tek kelime yazıyor:

“ONAYLANDI” Kapı kilitli.

— “Kafka,” dedim, “bu ne?” — “Başarı,” dedi. “Ama henüz sisteme düşmedi.” Bir süre kapıya baktık. Kapı da bize baktı. Kapının da onay beklediği hissediliyordu.

Biz kapıya bakarken kapı açıldı.Nietzsche içeri girdi.

— “GÜNAYDIN BAŞARISIZLAR!”

Nietzsche tahtanın önünde durdu. Silgiyi elinde evirip çevirdi. Sanki birazdan bir kavramı idam edecek... — “Bugün başarıyı konuşacağız çünkü kimse başaramadı!”

Sandalyeyi çekti, oturmadı. Ben dayanamayıp sordum: — “Hocam neden oturmadınız?”

Kafka araya girdi: — “O oturmaz. O… hakikatle yüzleşir.”

Nietzsche’nin gözleri bir an kaydı. Sanki “evet ben buyum” der gibi. Ama yine de bağırdı:

— “OTURMAK ZAYIFLAR İÇİNDİR! BAŞARI AYAKTA KAZANILIR!” Sandalyeyi sinirle biraz daha geriye itti.

— “Hocam,” dedim, “başarıyı ayakta beklersek dizlerimizle mi ölçüyoruz?”

Nietzsche: — “DİZLERİN TİTREMİYORSA YETERİNCE İSTEMİYORSUNDUR!”

Kafka not aldı: “Başarı = diz irade.”

Tam o sırada... Sınıfın kapısından bir sürünme sesi geldi. Kapı aralandı. İçeri Diogenes girdi. Üzerinde battaniye. Elinde fener. Sanki sabah değil de insanlık tarihi karanlıkmış gibi davranıyordu. Yerde sürünerek ilerliyor...

Nietzsche irkildi: — “BU DA NE?!”

Ben eğildim: — “Hocam bu başarıya farklı bir giriş olabilir.” Diogenes battaniyesini omzuna çekti. Nietzsche gözlerini kapattı. “Ben üstinsanı anlatıyorum, bu adam yere yatmayı anlatacak.”

Nietzsche ona bir adım yaklaştı. İki felsefe burun buruna geldi. Diogenes feneri yüzümüze tuttu. — “İnsan arıyorum.”

Kafka fısıldadı: — “Hocam, insan bulunursa tutanak tutulacak mı?”

Diogenes ilerledi. Feneri bu kez  Nietzsche’ye tuttu. Uzun uzun baktı. — “Yok.”

Nietzsche: — “NASIL YOK?! BEN ÜSTİNSAN’IM!”

Diogenes omuz silkti: — “Üst olabilir ama insan değil.” Kafka not aldı: “Üst insan: İnsan kısmı opsiyonel.”

Sınıfta derin bir sessizlik... Nietzsche'nin bağırmasıyla dağıldı: — “SEN KİMSİN DE BENİ DEĞERLENDİRİYORSUN?”

Diogenes battaniyeyi düzeltti: — “Ben başarıdan vazgeçmiş biriyim. O yüzden rahatım.” Nietzsche dişlerini sıktı: — “SENİN GİBİLER YÜZÜNDEN İNSANLIK YERİNDE........

© Turktime