menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ya bitecek ya bitecek…

75 0
06.08.2026

Tansu Çiller, dönemin Başbakanı olarak bu cümleyi kurduğunda tarih 3 Kasım 1993’tü.

Türkiye’nin en karanlık yılı; 1993.

Aynı zamanda, terör örgütünü bitirmeye ilk defa çok yaklaştığımız yıldı da 1993.

CIA’nin “Bizim çocuklar başardı” dediği 1980 darbesinden üç yıl sonra yapılan ilk seçimlerden Anavatan Partisi birinci çıkmış, Turgut Özal ‘darbecilere rağmen’ milletin oyuyla Başbakan olmuştu.

Şu tesadüfe bakın ki, bir yıl sonra PKK terörünü kucağında buldu.

15 Ağustos 1984’te Eruh ve Şemdinli’de PKK’nın ilk karakol saldırıları oldu.

Özal “Üç-beş çapulcunun ayaklanması” dese de, aslında hadisenin bu kadar basit olmadığını biliyordu.

Bölgeye askerî yığınak yapıldı, Olağanüstü Hâl Bölge Valiliği kuruldu, köy koruculuğu gibi güvenlik tedbirleri devreye sokuldu.

Buna rağmen terör saldırıları durmadı, aksine daha arttı.

Problem kangrene dönüşmeye başlamış, bölge halkının desteği kesilmeden bu meselenin çözülmeyeceği anlaşılmıştı.

Darbecilerin başta Diyarbakır Cezaevi olmak üzere, sıkıyönetim döneminde yaptığı zulüm, zaten terör örgütünü doğuran ana sebeplerden biri olmuştu.

İsmet İnönü döneminden bu yana zaten yeni rejimle arası iyi olmayan bölge halkı, 1980 darbecilerinin zulmünden kurtulup Özal iktidarında nefes alacağını düşünürken, bu defa terör örgütü bahane edilerek üzerinde artırılan baskıyla karşılaştı.

Köylülere dışkı yedirme, adam kaçırma, tecavüz, faili meçhuller tam da terör örgütünün istediği hadiselerdi.

Anavatan Partisi tek başına iktidara gelmiş olsa da, devlet kadrolarında muktedir değildi. Hele hele askeri kontrol edebilecek gücü hiç yoktu.

Devletin göz bebeği Millî İstihbarat Kurumunun bile CIA ve MOSSAD kontrolünde olduğu bir ülkede iktidar olmak, ateşten gömlekti.

1989’da, sonunun Adnan Menderes gibi olmaması için Cumhurbaşkanlığına çıkan Turgut Özal, toplumsal barışı sağlamak ve artık bir ‘Kürt meselesi’ne dönüşen terörü bitirmek amacıyla harekete geçti.

Nisan 1990’da Çankaya Köşkünde yaptığı konuşmada “Araştırdım, annem Malatyalı bir Kürt’müş… N’apalım?” dedi.

Tepkiler üzerine sözlerini, “Türkiye’de bugün bir Kürt........

© Türkiye