menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bakan ile “bakan” farkı…

41 0
previous day

Türkiye’nin en büyük problemi ne diye sorsanız; hiç düşünmeden ‘ahlaksız ya da korkak politikacılar ile bürokratlar’ derim.

Bunların olduğu ülkede, birileri kendini devletten güçlü zannedip darbeye kalkışır…

Bunlardan güç alanlar, işledikleri cinayetleri karartır…

Burayı besleyenler, milletin cebini soyar, ülkeyi bile yönetmeye kalkar…

İçinden çıkılmaz zannedilen bir bataklığa çevirirler her meseleyi.

Yıllarca sokak köpeği konuşursunuz, eğitim konuşursunuz, artan fuhuş girdabını, LGBT gibi pislik akımları konuşursunuz…

Belediyelerin kapısını her çaldığınızda artık normalleşen haraç alma sistemini, dolandırıcı ve sokak çetelerini, terörü, parçalanan aileleri, zararlı madde kullanımındaki artışı, trafikteki vurdumduymazlıkları, markette-kirada yapılan zamlardaki dengesizlikleri konuşursunuz ama bir arpa boyu yol gidemezsiniz.

Bunlar öyle bir hâl alır ki, hiçbiri çözülemeyecek endişesine kapılırsınız.

Bu, toplumda korku ve umutsuzluğu artırmakla kalmaz, devlete olan güveni de yıpratır. Daha fenası, bu tablo kötülüğe meyli artırır, çeteleri ve karanlık lobileri güçlendirir, günden güne büyüyen kar topuna dönüşür.

Uyuşturucu kartellerinin hâkimiyetine geçen ve devlet otoritesini neredeyse sıfırlayan çok ülke var yeryüzünde… Şu saydıklarımın, Meksika, Ekvador, Haiti benzeri ülkeleri ne hâle getirdiğini görürsünüz.

Türkiye gibi tarihiyle, millî ve manevi değerleriyle güçlü; dünyanın göz ardı edemeyeceği stratejik konumdaki bir ülkeyi ‘kolay yönetilebilir’ noktada tutmak için terörü, çeteleri, her türlü ahlaksızlığı ve başıbozukluğu yaymak için dışarıdan birilerinin teşvik ediyor olması da elbette şaşırtıcı değil.

Nitekim, yurt dışından kimlerin, ne amaçla fonlandığını son operasyonlarda da açık biçimde görebiliyoruz.

Dışarıdan birilerinin bunu yapması normal de, onlara karşı biz ne yapıyoruz, önemli olan bu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı 25 yıldır iktidarda tutan toplum desteğinin sırrı işte tam da yukarıda saydığım kötülüklere, bunların gizli ve açık kollarına karşı verdiği mücadeledir.

Bu çeteler ve siyasetteki, bürokrasideki kolları zaman zaman Erdoğan’ın yakın çevresine de sızarak yanlış yönlendirmeye teşebbüs etmemişler midir? Elbette.

Ama toplumun kahir ekseriyeti şu konuda mutmaindir; Erdoğan yanlışı gördüğünde kimseye boyun eğmez, göz yummaz, mutlaka gereğini yapar.

Bu hep böyle oldu, milletimiz de hep bu sebeple destekledi.

Attığı cesur adımlar da bunun ispatı.

Vesayet odaklarıyla mücadele, ur gibi her yanımızı saran FETÖ temizliği yıllardır kesintisiz sürerken, devletimizin 40 yıllık PKK terör belasını bitirmeye ve iç cepheyi tahkim etmeye odaklı Terörsüz Türkiye hedefi ile attığı adımlar, Suriye ve Irak’ı da kapsamına alarak, ‘bin yıllık kardeşliği’ yeniden yeşertmeye........

© Türkiye