Süt dişinin hatırlattıkları
Bir süt dişinden söz etmiştim hani... Okuyanlar hatırlayacaktır. Belki de bu yüzden süt dişleri yalnızca biyolojik bir gelişimin parçası değildir. Onlar aynı zamanda anne sevgisinin sessiz hatıralarıdır.
Ben görme engelli bir insanım. Bu yüzden çocukluğuma dair hatırladığım şeylerin çoğu görüntülerden oluşmaz. Ben çocukluğumu seslerle, kokularla ve dokunuşlarla hatırlarım. Annemin sesindeki telaşı, elinin sıcaklığını, saçlarıma dokunuşunu, eve yayılan yemek kokularını… İşte o gün anladım ki kırk yıl boyunca ağzımda taşıdığım o küçük diş, biraz da bu hatıraların emanetçisiymiş.
İnsan yaş aldıkça büyüdüğünü zanneder. Diplomalar alır, meslek sahibi olur, şehirler değiştirir, sorumluluklar yüklenir. Aynaya baktığında saçlarında beyazlar görür. Takvim yaprakları hızla eksilir. Fakat insanın içinde büyümeyen bir taraf hep kalır.
Yıllar geçse de annesinin sesini duyunca huzur bulan, bir sıkıntı anında çocukluk günlerindeki güven duygusunu arayan o küçük çocuk yaşamaya devam eder.
Belki de bu yüzden bazı vedalar yaşla ilgili değildir. Bazı ayrılıklar insanı hiç beklemediği bir anda yakalar. Bir dostun........
