Değirmende sıra beklerken...
“Gayrı bunun dönüşü olmaz. Kan dökülmeden değirmencinin yeğenini alacaksın!”
İkinci dünya savaşı yıllarıdır. Halil dayıya gelen köylüler silahı çevirip sertçe konuşurlar:
-Artık mecbursun bu kızı alacaksın!
-Ama ben değirmencinin kızı...
-Ha değirmencinin kızı, ha misafir yeğeni fark etmez... Kaçırılmış ve senin hanene getirilmiştir. Gayrı bunun dönüşü olmaz. Kan dökülmeden değirmencinin yeğenini alacaksın!
Gelenlerin şakası yoktur. Ya “evet” diyecek ya öldürülecektir.
Boynunu büker ve mecburen peki der. Sevdiği kızı değil de yanlışlıkla kendisine kaçırılan sevdiği kızın kuzeni ile evlenmeye razı olur.
İyi de bu yanlışlık nasıl olmuştur?
O yıllarda insanlar birbiriyle bu kadar görüşüp........
