Trump Netanyahu’yu terbiye edebilecek mi?
ABD’yi ve bugün yaşananları anlamak için önce şu soruyu merkeze oturtmak zorundayız: Hangi ABD?
Çünkü ABD’nin küresel aktörlüğe giden yolunu ve bugün yeniden küresel sistemin başaktörü olma iddiasını anlamadan, ABD-İsrail ilişkisini doğru okuyamayız. Bu nedenle Siyonist yapının ABD içerisindeki etkisinin köklerine de mutlaka bakmak gerekiyor. Neden mi?
Çünkü İsrail’in eliyle gerçekleştirilen kışkırtmaların, dökülen kanın ve bölgede sürekli üretilen çatışmaların nasıl daha büyük bir senaryonun parçası hâline geldiğini anlayabilmek için bugünü biraz geriden okumamız gerekiyor. Şimdi gelin, birlikte geriden okuyalım...
Önce Osmanlı İmparatorluğu, Çarlık Rusya'sı ve Alman İmparatorluğu çöktürüldü. Ardından ortaya çıkan geniş alanda yeni sistemler kuruldu. O dönemde İsrail henüz yoktu ancak İsrail’in kuruluşuna zemin hazırlayacak alanın oluşturulması süreci çoktan başlamıştı.
Almanya küresel sistemden dışlandı. Bütün genişleme imkânları sınırlandırıldı. Üstelik özellikle Yahudilere yönelik soykırım gerekçesi ve bunun oluşturduğu ağır tarihsel sorumluluk üzerinden Almanya’ya uzun dönemli bir “diyet” ödeme düzeni dayatıldı. Almanya zaman içerisinde İsrail’in güvenliğini önceleyen yapının önemli unsurlarından birine dönüştürüldü...
Sovyetler Birliği kuruldu. Dinî ve millî kimlikler adına ne varsa ağır bir baskıya ve zulme maruz bırakıldı. Türkistan ve Kafkasya hattının zihinsel ve fikrî altyapısı perişan edildi. Rusya içerisindeki Slav kimliğinin ve dinî aidiyet bilincinin de terör ve baskı altında ezilmesi sağlandı.
Osmanlı sonrası coğrafya ise kan, savaş, çatışma ve karanlık bir sayfayla karşı karşıya bırakıldı... Peki neden?
Çünkü çok “parlak”, çok “özgür” ve çok “demokratik” bir İsrail yapısı için alan açılıyordu...
Huzur gitti. Çünkü İsrail’in bölgede ayakta kalabilmesi için huzurlu ve istikrarlı bir coğrafyanın varlığı, oluşturulan düzen açısından bir engel olarak görüldü...
Şimdi yeniden ABD’ye dönelim...
ABD bugün kendi içinde bir hesaplaşma yaşamak zorunda. Çünkü ABD yeniden küresel sistemin başaktörü olma iddiasında. Fakat burada ciddi bir açmaz var.
İsrail’i kuran ve yıllardır destekleyen Siyonist yapı, ABD’nin içerisinde güçlü bir etkiye sahip. Dolayısıyla ABD yeniden küresel aktör olmak istiyorsa, kendi içerisindeki güç dengeleriyle de bir değişim ve dönüşüm sürecine girmek zorunda.
İşte Trump’ın önündeki en büyük sınavlardan biri tam da burada başlıyor.
Trump neden Mekke Anlaşması’nı alkışlıyor? Çünkü kanlı İsrail’i ve soykırımcı Netanyahu’yu durdurmak........
