menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Orta Doğu’da ateş çemberi ve Türkiye’nin soğukkanlılığı

46 0
21.03.2026

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Körfez ülkelerine gerçekleştirdiği kritik ziyaret; verilen mesajlar, bölgesel dengeler ve Türkiye’nin müttefikleriyle birlikte kurgulamak istediği strateji açısından büyük önem taşıyor.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hukuksuz saldırılarının durdurulması için yürütülen bu temaslar, Türkiye’nin arka plan diplomasisinin hâlâ etkili bir araç olduğunu gösteriyor. Maalesef yaşananlar dolayısıyla gelinen noktada uluslararası hukuktan söz edemiyoruz. Çünkü İsrail’in Gazze’de uyguladığı soykırım ve genişleme politikaları, gücün hukukuna dayanan yaklaşımı, uluslararası sistemi işlevsizleştirdi ve kurulu dünya sistemini çöktürdü.

İran’daki üst düzey isimlere yönelik suikastlar, altyapıyı hedef alan saldırılar ve rejim değişimini amaçlayan hamleler, bölgedeki gerilimi derinleştiriyor. Bu tablo, yalnızca İsrail’in çıkarlarını gözeten bir stratejinin sahaya yansımasıdır.Bu çerçevede Bakan Fidan’ın Körfez temasları ve Riyad’da verilen ortak mesajlar, diplomasi kanallarının hâlâ açık tutulmaya çalışıldığını gösteriyor.

ABD ve İsrail'in birlikte bölgeyi sürükledikleri kaosun ve savaşın genişlemesi hamleleri Türkiye açısından kabul edilebilir bir durum değil.

Ancak mesele sadece İsrail’in saldırganlığıyla da sınırlı değil. İran’ın Körfez ülkelerini hedef alan hamleleri de savaşın yayılmasına zemin hazırlıyor. Türkiye’nin mesajları, bu yaklaşımın da kabul edilemez olduğunu........

© Türkiye