menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran krizi: Uzayan savaşın stratejik anlamı

49 0
24.03.2026

İran, önce hesap hataları yapan Amerikan devlet aklını, ardından da tüm dünyayı şaşırttı. Savaş taktiğine bakıldığında, Rusya’yı örnek alan bir yaklaşım benimsediği görülüyor. Savaşı zamana yayma stratejisi, İran açısından sadece askerî değil, aynı zamanda siyasi ve psikolojik anlam taşıyor. Küresel gerilimin temelleri, daha önce çeşitli vesilelerle üzerinde durduğum, yazılarımda vurguladığım tespitleri doğrular nitelikte.

ABD Başkanı Donald Trump için kısa vadeli, lokal ve sonuca odaklı çatışmalar esas alınmıştı. Ancak İran konusunda ciddi yanılgıya düştüğü açık. Trump’a yön veren aklın da bu noktada sorgulanması gerekiyor. Çünkü Amerikan çıkarlarını zorlayacak uzun soluklu bir savaş, ABD-Çin rekabeti açısından ciddi kayıp anlamına gelir. Oysa Trump’ın siyasi retoriği “barış” üzerine kuruluydu; seçim sürecinde Joe Biden’ı, ülkeyi savaşlara harcanan kaynaklar üzerinden sert biçimde eleştiriyordu. Gelinen noktada ise yalnızca kendi söylemiyle çelişmekle kalmıyor, ABD’nin Çin karşısındaki stratejik hesaplarını da zedeliyor.

“İran vurulurken Rusya ve Çin nerede?” sorusu sıkça soruldu. Ancak görünen o ki İran’ın direncinin arkasında doğrudan ya da dolaylı biçimde bu iki aktörün desteği bulunuyor.

ABD açısından yeni bir askerî doktrin ihtiyacı giderek belirginleşiyor. NATO’ya yönelik eleştirileriyle öne çıkan Trump, aslında yeni bir eylem planının da sinyallerini veriyor. Öte yandan katil Netanyahu liderliğindeki siyonist İsrail, yeni........

© Türkiye